KADİR GECESİ NE ZAMAN?

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim;

Ramazan ayı Perşembe günü başladığı için Kadir Gecesi 25. Günü olan 15 Mart 2026 Pazartesi gününü 26. Gün olan 16 Mart 2026 Pazartesi gününe bağlayan gecedir.

İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi keşfini bildirmiş ve “Ramazan, Pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, Perşembe başlarsa 25., Cumartesi başlarsa 23., Pazartesi başlarsa 21., Çarşamba başlarsa 19., Cuma başlarsa 17. Gecedir” buyurmuştur.

Ebül Hasan Harkani hazretleri de buyuruyor ki: Büluğ çağımdan beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17. gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu. (Mişkat-ül-Envar, Şir’a-tül-İslam)

Görüldüğü gibi iki büyük Âlim de, aynı şeyi keşifleriyle bildiriyorlar.

Kadir gecesini nasıl ihya etmeli?

Kadir gecesi hakkında, hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Kur’an-ı Kerim Levh-i Mahfuza, Berat gecesinde bir defada indi. Levh-i Mahfuz 7. kat semada, Cennet 6. kat semadadır. 1. kat semaya Kadir gecesi inmeye başladı. 20 yılda indi. İlk İkra Âyeti ile 23 yıl sürdü. İlk Âyet-i Kerimeden sonra 3 yıl âyet gelmedi.

Bu gece bütün müminler affolur, yalnız şu beş sınıf insan affolmaz:

1- Falcılar, kâhinler, yıldızname gibi kitaplara bakıp gelecekten haber verenler,

2- Büyü yapanlar ve yaptıranlar,

3- Ana-babaya âsi olanlar,

4- İçkiye devam edenler,

5- Zina edenler, namahrem kadınlarla düşüp kalkanlar.

Bunlardan, yalnız bu günahına tevbe edenler affolur.

Bir Ramazan-ı Şerif daha geldi geçiyor. Kadir gecesi bir fırsattır, onu iyi değerlendirmeli. Hanefî mezhebinde bir geceyi ihyâ etmenin en iyi yolu, ilim öğrenmektir yani ilmihali okumaktır. İkinci önemli husus da, bu gecede günah işlememektir.

Bir kimse Kadir gecesini ibadetle geçirirse kalbi ölmez ve o geceyi ihya edeni Allahü Teâlâ affeder. Kadir gecesinde ve gündüzünde çok ibadet etmeli, çünkü gündüzünde yapılan ibadete de gece yapılmış gibi sevab verilir. Bu gecenin, Ramazan-ı Şerifte olduğu kesindir. Bunu Allahü Teâlâ bu ayda saklamıştır ve her sene değişir. Kuvvetli ihtimâl, 20’sinden sonradır. Saklamasından maksat da, sadece o gece değil, bütün ay ibadet edilmesi içindir. Bu gece şöyle dua etmeli:

Yâ Rabbî, sen bizi şeytan şerrinden, düşman şerrinden ve nefs-i emmaremiz şerrinden muhafaza eyle, evlerimize iyilik ver, helâl ve hayırlı rızklar ihsan eyle. Hastalarımıza şifa, dertli olanlarımıza deva, borçlularımıza eda ihsan eyle. Bizi Cuma gününün ve Kadir gecesinin şefaatine, bereketine nâil eyle. Cuma günü ve Kadir gecesi hürmetine günahlarımızı affet, Cennette de Cemalinle müşerref eyle, kusurlarımızı affet.

Resulullah efendimiz, Kadir Gecesi’nde, “Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa’fü annî” duasını da çok okurdu. “Yâ Rabbî, sen affedicisin, kerîmsin, affı seversin, beni de affet” demektir. Bu gece Kadir suresi ve Kur’an-ı kerim de okumalı. “Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevab kazanır” Hadis-i Şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur.

Kadir gecesi, niçin değerlidir, kıymetlidir, diğer gecelerden farkı, özelliği nedir?

Kıymetsiz, değeri olmayan bir şey, kıymetli bir kimsenin vermesi ile değerli olur. Kadir gecesi bütün geceler gibi bir gece olmasına rağmen; Allahü Teâlâ kıymet verdiği için; bin aydan daha kıymetli olmuştur. Nitekim Kadir sûresinde mealen;

“Biz Kur'ânı sana Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır” buyurulmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Kur’ân-ı Kerim’de bütün üstünlükler bulunmaktadır. Bu ayda da, o üstünlüklerden hasıl olan bütün iyilikler bulunmaktadır. Bu bağlılıktan dolayı, Kur’ân-ı Kerim bu ayda nazil oldu. 

Bekara sûresinin 185. âyetinde mealen;

“Kur’ân-ı Kerim, Ramazan ayında indirildi” buyuruldu. Kadir gecesi bu aydadır. Bu ayın özüdür. Kadir gecesi, çekirdeğin içi gibidir. Ramazan ayı da, kabuğu gibidir. Bunun için, bir kimse, bu ayı saygılı, iyi geçirerek bu ayın iyiliklerine, bereketlerine kavuşursa, bu senesi iyi geçerek, hayırlı ve bereketli olur. Allahü Teâlâ, hepimizi bu mübarek ayın iyiliklerine, bereketlerine kavuştursun.

Kadir gecesi; Ramazan-ı Şerif ayı içinde bulunan bir gecedir. İmâm-ı Şafii hazretleri 17., İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretleri ise, 27. gecesi olması çok vaki olur buyurmuştur. Yirmi ile otuzuncu geceleri arasında arayınız denildi. Kur’ân-ı Kerimde övülen en kıymetli gecedir. Kur’ân-ı Kerim, Resûlullah Efendimize bu gece gelmeye başladı. 

Ravda-tül-Ülemâ kitabında, Kadir gecesinin fazileti açıklanırken deniliyor ki:

“Allahü Teâlâ; Muhammed aleyhisselamın ümmetine Ramazan ayında beş şey verir ki, onlardan başka kimseye vermemiştir. Beş şeyden beşincisi; Allahü Teâlâ, onlara Kadir gecesini verir. Hatta eğer bir kimse, o gecede Allahü Teâlâ’ya ibadet etse, günahlarını affeder. O gecede Cehennemden azat olur. O gecede bütün Ramazan ayı müddetince azat olanlar kadar mümin azat olur.”

Bu gecMuhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim;

Ramazan ayı Perşembe günü başladığı için Kadir Gecesi 25. Günü olan 15 Mart 2026 Pazartesi gününü 26. Gün olan 16 Mart 2026 Pazartesi gününe bağlayan gecedir.

İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi keşfini bildirmiş ve “Ramazan, Pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, Perşembe başlarsa 25., Cumartesi başlarsa 23., Pazartesi başlarsa 21., Çarşamba başlarsa 19., Cuma başlarsa 17. Gecedir” buyurmuştur.

Ebül Hasan Harkani hazretleri de buyuruyor ki: Büluğ çağımdan beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım. Ramazan ayının ilk günü pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17. gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu. (Mişkat-ül-Envar, Şir’a-tül-İslam)

Görüldüğü gibi iki büyük Âlim de, aynı şeyi keşifleriyle bildiriyorlar.

Kadir gecesini nasıl ihya etmeli?

Kadir gecesi hakkında, hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Kur’an-ı Kerim Levh-i Mahfuza, Berat gecesinde bir defada indi. Levh-i Mahfuz 7. kat semada, Cennet 6. kat semadadır. 1. kat semaya Kadir gecesi inmeye başladı. 20 yılda indi. İlk İkra Âyeti ile 23 yıl sürdü. İlk Âyet-i Kerimeden sonra 3 yıl âyet gelmedi.

Bu gece bütün müminler affolur, yalnız şu beş sınıf insan affolmaz:

1- Falcılar, kâhinler, yıldızname gibi kitaplara bakıp gelecekten haber verenler,

2- Büyü yapanlar ve yaptıranlar,

3- Ana-babaya âsi olanlar,

4- İçkiye devam edenler,

5- Zina edenler, namahrem kadınlarla düşüp kalkanlar.

Bunlardan, yalnız bu günahına tevbe edenler affolur.

Bir Ramazan-ı Şerif daha geldi geçiyor. Kadir gecesi bir fırsattır, onu iyi değerlendirmeli. Hanefî mezhebinde bir geceyi ihyâ etmenin en iyi yolu, ilim öğrenmektir yani ilmihali okumaktır. İkinci önemli husus da, bu gecede günah işlememektir.

Bir kimse Kadir gecesini ibadetle geçirirse kalbi ölmez ve o geceyi ihya edeni Allahü Teâlâ affeder. Kadir gecesinde ve gündüzünde çok ibadet etmeli, çünkü gündüzünde yapılan ibadete de gece yapılmış gibi sevab verilir. Bu gecenin, Ramazan-ı Şerifte olduğu kesindir. Bunu Allahü Teâlâ bu ayda saklamıştır ve her sene değişir. Kuvvetli ihtimâl, 20’sinden sonradır. Saklamasından maksat da, sadece o gece değil, bütün ay ibadet edilmesi içindir. Bu gece şöyle dua etmeli:

Yâ Rabbî, sen bizi şeytan şerrinden, düşman şerrinden ve nefs-i emmaremiz şerrinden muhafaza eyle, evlerimize iyilik ver, helâl ve hayırlı rızklar ihsan eyle. Hastalarımıza şifa, dertli olanlarımıza deva, borçlularımıza eda ihsan eyle. Bizi Cuma gününün ve Kadir gecesinin şefaatine, bereketine nâil eyle. Cuma günü ve Kadir gecesi hürmetine günahlarımızı affet, Cennette de Cemalinle müşerref eyle, kusurlarımızı affet.

Resulullah efendimiz, Kadir Gecesi’nde, “Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa’fü annî” duasını da çok okurdu. “Yâ Rabbî, sen affedicisin, kerîmsin, affı seversin, beni de affet” demektir. Bu gece Kadir suresi ve Kur’an-ı kerim de okumalı. “Kadir gecesine rastlamış olan bir geceyi ihya eden, Kadir gecesini ihya etmiş gibi sevab kazanır” Hadis-i Şerifini düşünerek, sık sık vaki olan 27. gece ihya edilirse, o gece Kadir gecesi olmasa bile, büyük sevaba kavuşulur.

Kadir gecesi, niçin değerlidir, kıymetlidir, diğer gecelerden farkı, özelliği nedir?

Kıymetsiz, değeri olmayan bir şey, kıymetli bir kimsenin vermesi ile değerli olur. Kadir gecesi bütün geceler gibi bir gece olmasına rağmen; Allahü Teâlâ kıymet verdiği için; bin aydan daha kıymetli olmuştur. Nitekim Kadir sûresinde mealen;

“Biz Kur'ânı sana Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır” buyurulmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Kur’ân-ı Kerim’de bütün üstünlükler bulunmaktadır. Bu ayda da, o üstünlüklerden hasıl olan bütün iyilikler bulunmaktadır. Bu bağlılıktan dolayı, Kur’ân-ı Kerim bu ayda nazil oldu. 

Bekara sûresinin 185. âyetinde mealen;

“Kur’ân-ı Kerim, Ramazan ayında indirildi” buyuruldu. Kadir gecesi bu aydadır. Bu ayın özüdür. Kadir gecesi, çekirdeğin içi gibidir. Ramazan ayı da, kabuğu gibidir. Bunun için, bir kimse, bu ayı saygılı, iyi geçirerek bu ayın iyiliklerine, bereketlerine kavuşursa, bu senesi iyi geçerek, hayırlı ve bereketli olur. Allahü Teâlâ, hepimizi bu mübarek ayın iyiliklerine, bereketlerine kavuştursun.

Kadir gecesi; Ramazan-ı Şerif ayı içinde bulunan bir gecedir. İmâm-ı Şafii hazretleri 17., İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretleri ise, 27. gecesi olması çok vaki olur buyurmuştur. Yirmi ile otuzuncu geceleri arasında arayınız denildi. Kur’ân-ı Kerimde övülen en kıymetli gecedir. Kur’ân-ı Kerim, Resûlullah Efendimize bu gece gelmeye başladı. 

Ravda-tül-Ülemâ kitabında, Kadir gecesinin fazileti açıklanırken deniliyor ki:

“Allahü Teâlâ; Muhammed aleyhisselamın ümmetine Ramazan ayında beş şey verir ki, onlardan başka kimseye vermemiştir. Beş şeyden beşincisi; Allahü Teâlâ, onlara Kadir gecesini verir. Hatta eğer bir kimse, o gecede Allahü Teâlâ’ya ibadet etse, günahlarını affeder. O gecede Cehennemden azat olur. O gecede bütün Ramazan ayı müddetince azat olanlar kadar mümin azat olur.”

Bu geceyi, Kur’ân-ı Kerim okuyarak, teravih ve kaza namazı kılarak, istiğfar ederek geçirmeli, ahirete giden yakınlarımızı da hatırlayarak onlara da dua etmelidir. 

Peygamber Efendimizin Hazret-i Aişe validemize tavsiye ettiği şu duayı da çok okumalıdır:

“Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa'fü annî.”

İslamiyet, bir bölgeye değil, bütün dünyaya gelmiştir. Her coğrafyadaki, her mevsimdeki insanlara hitap eder. Sıcak ve soğuk ülkeler var. Gündüzleri veya geceleri kısa ve uzun yerler var. Hepsi için tek ve aynı tarih olsaydı Müslümanların işi güç olurdu. Bunun gibi daha birçok hikmeti olabilir.

İlk defa Kur’an-ı Kerimin nazil olduğu gecenin hususiyetini, faziletini ve bereketini Allahü Teâlâ her sene başka bir geceye veriyor. Yani her sene değişik bir gecenin o kıymet ve fazileti taşımasını irade buyuruyor. Kur’an-ı Kerimin nazil olduğu o mübarek gecenin her sene-i devriyesinde aynı gecenin o fazileti taşıması icap etmiyor. Başka bir gece o fazileti taşıyabiliyor.

Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)eyi, Kur’ân-ı Kerim okuyarak, teravih ve kaza namazı kılarak, istiğfar ederek geçirmeli, ahirete giden yakınlarımızı da hatırlayarak onlara da dua etmelidir. 

Peygamber Efendimizin Hazret-i Aişe validemize tavsiye ettiği şu duayı da çok okumalıdır:

“Allahümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbül afve fa'fü annî.”

İslamiyet, bir bölgeye değil, bütün dünyaya gelmiştir. Her coğrafyadaki, her mevsimdeki insanlara hitap eder. Sıcak ve soğuk ülkeler var. Gündüzleri veya geceleri kısa ve uzun yerler var. Hepsi için tek ve aynı tarih olsaydı Müslümanların işi güç olurdu. Bunun gibi daha birçok hikmeti olabilir.

İlk defa Kur’an-ı Kerimin nazil olduğu gecenin hususiyetini, faziletini ve bereketini Allahü Teâlâ her sene başka bir geceye veriyor. Yani her sene değişik bir gecenin o kıymet ve fazileti taşımasını irade buyuruyor. Kur’an-ı Kerimin nazil olduğu o mübarek gecenin her sene-i devriyesinde aynı gecenin o fazileti taşıması icap etmiyor. Başka bir gece o fazileti taşıyabiliyor.

Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)

KADİR GECESİ NE ZAMAN?

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.