İSM-İ A’ZAM DUASI

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlâs Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim;

İsm-i A'zam, Kur'an-ı Kerim’dedir. Hangi Âyetler olduğu belli değildir. 

Hadis-i Şerifte buyuruldu ki:

“İsm-i A'zam ile edilen dua kabul olur ve dileği yerine gelir.” [İbni Mace]

“Allahü Teâlânın Esma-i Hüsnası ile dua edilirse, kabul olur.” [Şir’a]

“İsm-i A'zam şu üç surededir: Bekara, Âl-i İmrân ve Tâhâ.” [İbni Mace]

Peygamber Efendimiz İsm-i A'zam hakkında bazı işaretler bildirmiştir:

“ -Ya bedi'assemâvâti vel erdı, ya zel-celâli vel-ikram- diye dua edenin duası kabul olur.” [Tirmizi]

“Başına dert ve bela gelen, Yunus Peygamberin duasını [La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minezzâlimin] okusun! Allahü Teâlâ, onu muhakkak kurtarır.” [Tirmizi]

“İsm-i Azam, ‘Ve ilahüküm ilahün vahid, la ilahe illa hüverrahmanürrahim’ âyeti ile ‘Allahü la ilahe illa hüvel hayyül kayyum’ Âyeti içindedir.” [Tirmizi] 

[Bekara 162. ve Al-i İmran 2. âyetleridir.]

“-‘Allahümme bismikel a'zam ve rıdvânikel ekber’ duasına devam edin; çünkü bu, Esma-i Hüsna’dandır.” [Taberani]

“Ya Rabbi, ya Rabbi diyene Allahü Teâlâ, ‘İste kulum, istediğini vereyim’ buyurur.” [Deylemi]

“Kabul olması için duayı ihlâs ile yapmalı, yiyip içtiği ve giydiği helalden olmalı, odasında, haramdan bir iplik varsa, bu odada yaptığı dua kabul olmaz.” [Tergibüs-salât]

Peygamber Efendimiz dua ederken, “Ya hayyu ya kayyum” derdi. (Tirmizi)

“ ‘Allahümme inni es'elüke bi-enne lekel-hamdü la ilahe illâ ente ya hannân ya mennân ya zel-celâli vel-ikrâm’ diye dua eden zata da buyurdu ki: ‘Allah’ın İsm-i A'zamı ile dua ettin. Böyle dua edilince, Allahü Teâlâ o duayı kabul eder’.” [Nesai]

Hazreti Âişe validemiz anlatır:

“Resulullah, duanın kabul olmasına sebep olan İsm-i A'zamı biliyor musun?” buyurdu. Ben de bilmediğimi söyleyince, “Ya Âişe onu öğretmek ve onunla dünya için bir şey istemek uygun olmaz” buyurdu. Kalkıp abdest alıp iki rekat namaz kılarak, “Allahümme inni edukellah ve edukerrahman ve edukelberrerrahim ve eduke biesmaikelhusna külleha ma âlimetü minha ve ma lem âlem entağfireli ve terhameni” duasını okudum. Gülümseyerek “İsm-i Azam, okuduğun duanın içindedir” buyurdu. (İbni Mace)

“Ya zelcelali vel-ikram” diyen birine, “Allah’tan ne istersen iste, kabul olur” buyurdu. (Tirmizi)

“ –‘La ilahe illallahü vallahü ekber, la ilahe illallahü vahdehü lâ şerike leh, lehül mülkü velehül hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir, la ilahe illallahü velâ havle velâ kuvvete illâ billah’ diye dua eden, her dileğine kavuşur.” [Taberani]

“Allahümme inni es’elüke bi-enni eşhedü enneke entellahü lâilâhe illâ entel-ahadüs-samadül-lezi lem yelid ve lem yuled ve lem yeküllehü küfüven ehad” diye dua eden bir zata, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

“Allah’ın İsm-i A’zamı ile dua ettin. Böyle dua edilince, Allahü Teâlâ kabul eder.” [Tirmizi]

ÖNEMLİ BİR DİLEK DUASI

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Abdülehad Efendi hazretleri, büyük bir Âlim ve Evliyadır. Çok kıymetli bir Mektubat’ı var. Muhammed Said hazretlerinin oğludur. İmam-ı Rabbani hazretlerinin de torunudur. Dünyaya gelince İmam-ı Rabbani hazretleri bu torununa, kendi mübarek babasının ismini koymuş.

Abdülehad Serhendi hazretleri, babası vefat edince, amcası Muhammed Masum hazretleriyle ilim tahsiline başlamış. 

Muhammed Masum hazretleri bir gün ona buyururlar ki;

“Abdülehad, kırk defa sana teveccüh edeceğim. Kırkıncıdan sonra sen, Vilayet-i Muhammediyye-i hâssaya varacaksın, evliyalığın en üst derecesine ulaşacaksın.”

Bu sözü söyledikten sonra, Takdir-i İlahi, Muhammed Masum hazretleri, teveccüh 34 olunca vefat etmiş. Tabii ziyaret kalabalık, ağlayan, sızlayanlar... Abdülehad efendi, “Amcam söz verdi, bizim bunu tamamlamamız lazım. Bizim iş yarıda kaldı” diyor. Vefatından sonra bir gece yarısı kabrine gidiyor, “Amca, verdiğin söz, 34’te kaldı. Bunu kırka tamamlayacak mıyız? Bu iş devam mı, tamam mı?” diye soruyor. “Devam, yalnız tenhada gel. Geldiğin zaman hiç kimse olmasın” diyor. O da, “Peki amca” diyor. Gece saat 3-4 gibi, yani herkes uyuduktan sonra gidiyor. Muhammed Masum hazretleri kabirden tecessüm ediyor, yani cisim haline geliyor ve aynen hayattaki gibi teveccüh ediyor, “Etti 35, yarın akşam yine gel” buyuruyor. 36, 37, 38, 39 ve 40. Bu son sefer Abdülehad Efendi, kâğıt kalem bile almış yanına. “Amca, bu yolun sünnetidir. Şu hilafeti yazsan” diyor. O da, “Peki, kâğıt kalem ver” buyuruyor ve Bismillahirrahmanirrahim diyerek, hilafet icazetini yazıyor, altını imzalayıp, “Al, bu da sana vesika” diyor. O da, “Allah razı olsun amca” diyor ve ayrılıyor.

Ertesi gün Seyfeddin-i Faruki hazretlerine, yani Muhammed Masum hazretlerinin oğluna gidiyor, “Bu yazıyı tanıyor musunuz?” diyor. O da, “Vallahi babamın yazısı” diyor. Abdülehad hazretleri de, “Dün akşam aldım” diyor. Tarihe bakıyorlar, doğru. “Helal olsun, icazeti de almışsın” diyorlar.

İşte bu Abdülehad Serhendi hazretleri bir müjde verip buyuruyor ki:

“70 kere ‘Yâ Allah, Yâ Rahman, Yâ Rahîm, Yâ Kavî, Yâ Kâdir’ okuyup da dua eden, ne isterse istesin, Cenâb-ı Hak duasını kabul eder ve ne muradı varsa verir.”

Allah rızası için okumalı. Bir seferde 70 defa okumalı, 71 olsa olmaz, yanına başka isim konsa olmaz, bu bir şifredir. İsm-i A’zam, İsm-i Celal, Esma-ül Hüsna’dır. Her namazdan sonra okuyana ne mutlu. Hiç olmazsa günde bir defa okumalı.

Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)

İSM-İ A’ZAM DUASI

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.