MÜSLÜMANLAR VE YAHUDİLER

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yahudiler, en eski tarihlerden beri sürekli insanlık için sorun olmuş bir kavimdir. Birlikte yaşadıkları toplumları bozmaya çalışmış, onların başına bela olmuşlardır. Hak yolu onlara göstermek ve onları Firavundan kurtarmak için gönderilen Hz. Musa ve Harun (as) döneminde dahi rahat durmadıkları, bozguncu, tahribatçı bir yapıya sahip oldukları, Kur'an'da anlatılan kıssalarından anlaşılmaktadır. 

Verilen ilahi lütuflara rağmen, kendilerine Hidayet için gönderilen Allah'ın kitabı Tevrat'ı dahi kısa bir süre sonra tahrif ettikleri, Allah adına sözler uydurdukları, yüce Allah'ın münezzeh olduğu bir takım uygunsuz sıfatları o Zat-ı Akdes'e yakıştırdıkları, hahamlarını, din adamlarını rab edindikleri, bazı peygamberleri öldürdükleri, Allah'ın koyduğu yasakları çiğnedikleri, peygamberlerin öğrettiği gerçek Allah inancını bırakıp kendi ürettikleri mevhum bir tanrıya inandıkları,   şımardıkça şımardıkları, verdikleri hiçbir söze, hiçbir anlaşmaya sadık kalmadıkları ve bunun sonucunda Allah'ın gazabına ve lanetine uğradıkları Kur’an-ı Kerim'de bildirilmektedir.

Allah'a karşı alabildiğine dik başlı, peygamberleri öldürecek kadar saldırgan, tahribatçı huzur bozucu, insanlık düşmanı, her biri bir şeytana dönüşmüş bu kavim, müşriklerle işbirliği yaparak Peygamberimiz (asv)'ı dahi ortadan kaldırmak için defalarca suikastlar yapmış ve güçlü ordular oluşturarak O’nunla savaşlara girişmişlerdir.

Ehli kitap olmaları, okuma yazma bilmeleri itibariyle, cahiliye döneminde Arabistan'daki ümmi toplumları yöneten, onlara üstünlük taslayan ve üstünlüklerini onlara kabul ettiren, bir saltanat kurmuş olan Yahudiler, Peygamberimizin gönderilmesi ile birlikte saltanatları çökmüş, üstünlükleri sönmüş, foyaları meydana çıkmış ve aslında ne aşağılık bir topluluk oldukları herkese anlaşılır olmuştur. Zaten doğalarındaki şeytani hasletlerinden dolayı insanlık düşmanı olan Yahudiler, bundan sonra Peygamberimize ve İslam'a amansız bir düşmanlık içine girmişlerdir. 

Peygamberimizin hayatında vahiy karşısında bu düşmanlıklarından bir sonuç alamamışlardır. Ancak Ben-i Kurayza'nın eli silah tutan erkeklerinin tamamının kılıçtan geçirilmesi, Ben-i Nadir ve Ben-i Kaynuka'nın topyekün Medine ve çevresinden tart edilerek sürgün edilmesi ile sonuçlanmıştır.

İnsanlığın baş belası, suikast ve cinayet şebekesi tahribat ve huzursuzluk çıkarmakla beslenen bu şeytani kavmine karşı Kur’an-ı Kerim müminleri birçok ayetleriyle uyarmakta, bu saldırgan, vahşi ve insanlıktan nasibini almamış şeytanî kavme karşı hazırlıklı olmalarını istemektedir. 

Her namazda okuduğumuz Fatiha suresinde "el-mağdûbi aleyhim" sözünün Yahudileri ifade ettiğini Peygamberimiz (sav) beyan buyurmuştur. Bu cümle ile Yahudilerin Allah'ın gazabına uğramış olduklarını sürekli aklımızda tutup ona göre davranmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. 

Yüce Allah, diğer bir ayette de şöyle buyuruyor: "Ey iman edenler Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin, onlar birbirinin dostudur. Sizden kim onları dost edinirse o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Maide, 51.)

Müslümanların Kur'an'ın bu uyarılarını dikkate aldıkları ve yeterince hazırlıklı oldukları maalesef söylenemez. Kendisini destekleyen zalimlerin hukukunda bile çiğnemediği, ihlal etmediği kural bırakmayan  İsrail, Gazze’yi soykırım yaparak Filistin topraklarını işgal ettiği gibi, bir kısmı çocuklardan oluşan masum on iki bin Filistinlinin idam edilmesi için pervasızca kanun çıkarmış, Lübnan’a da benzer saldırılar yaparak işgal ve ilhak etmeye çalışmaktadır, Suriye’nin önemli bir bölgesini ele geçirmiştir., Bu terörist eylemlerine karşı çıkan İran’a savaş açmış, Hamas’ı Hizbullah’ı ve Ensarullah’ı yok etmeye, silahsızlandırmaya çalışmaktadır. Müslüman ülkelerin duyarsız ve sessiz kalmasıyla şımardıkça şımaran İsrail,  istediği her yere saldırmaktan, dilediğini suikastle ortadan kaldırmaktan geri durmuyor. 

Her fırsatta terörizme karşı ortak hareket ve topyekün askeri fiili mücadele kararı alanların, İsrail terör örgütüne karşı hiç bir harekete girişmememleri dikkat çekmektedir. En azından İspanya gibi onunla ilişkilerini koparabilir, İsrail’i devlet olarak tanıma kararlarını iptal edebilirlerdi. Bu azılı teröriste göz yuman müslümanların hesabının çetin olacağı bilinmelidir. Yahudi yanlısı müslümanlık, Kur’an ve sünnet çerçevesinde sorgulanmalıdır.

MÜSLÜMANLAR VE YAHUDİLER

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.