CESARET VE KUVVET

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cesaret kazanmanın ve başarmanın, korku ise kaybetmenin ve hasaretin temel sebebidir. Başka bir deyişle cesaret kazandırır, korku yüzde yüz kaybettirir.

İslam tarihinde Müslümanların elde ettiği fetihlerin ve başarılarının temelinde kuvvetten ziyade cesaret vardır. Elbette kuvvetin ve tedbirin de payı büyüktür ancak bütün başarıların ana sebebi cesarettir. 

Savaşlar sırasında Müslümanların cesaretinden ve başarıya doğru ilerlemelerinden korkan ve panikleyen kâfirler, başları sıkışınca antlaşma ve barış istemişlerdir. Sadece Müslümanlar antlaşmalara ve verdikleri sözlere sadık kalırlar, hiçbir zaman kâfirlerin, hele Yahudilerin anlaşmalara sadık kaldıkları görülmemiştir. Yahudilerin dünyada benzerine rastlanmayacak şekilde kalleş olduklarını, fırsatını bulunca kendi istedikleri antlaşmaları çiğnediklerini Kur'an-ı Kerim haber vermektedir. Düşmanlarıyla savaşta müminleri şöyle uyarmaktadır: "O halde gevşemeyin ve siz üstün iken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır." (Muhammed, 35.)

Yahudilerin kalleşlikleri, sözlerine ve yaptıkları ahitlerine asla sadık kalmadıklarının son örneğini Hamas’la yaptıkları ateşkes antlaşmasında görüyoruz. İsrail her gün defalarca ateşkesi ihlal ediyor, verdiği sözleri yerine getirmiyor, nutukları tutulmuşçasına sessizce izlemekten başka bir şey yapmayan garantör ülkelerin ve bütün dünyanın gözünün içine baka baka soykırıma, çocuk ve bebek öldürmeye devam ediyor.  Refah kapısını açmadığı gibi Gazze’ye yardımların girmesini de engellemeyi sürdürüyor. Sesini çıkaran bir-iki ülkeyi de tehdit etmekten geri durmuyor. Adeta, “Ben bütün savaş suçlarını işliyorum. Aklıma gelmeyen savaş suçları varsa veya uluslararası hukuka aykırı cürümleri söyleyin, onları da işleyeceğim, var mı diyeceğiniz? “ dercesine meydan okuyor. Ateşkese sadık kalan verdiği sözlerin tamamını tutan sadece Hamas’tır. İsrail mel’unu aynı ihlalleri, yıkım ve cinayetleri Lübnan’da da sürdürüyor. 

 Gerçekte Yahudiler başta olmak üzere bütün kâfirler korkaktır. Ancak müminler cesur izzetli ve şacaatli olur. Çünkü cesaret veren imandır, izzeti veren Azîz olan Allah’tır. Gerçek müminler çok az oldukları için, imanı zayıf veya sahte olan çoğunluğun korkaklığı, kâfirleri cesaretlendirmiştir.

Korku hissi ile ilgili olarak Bediüzzaman’ın tesbitlerine kulak verelim:   

“İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır. Dessas zalimler, bu korku damarından çok istifade etmektedirler; onunla korkakları gemlendiriyorlar. Ehl-i dünyanın hafiyeleri ve ehl-i dalâletin propagandacıları, avâmın ve bilhassa ulemanın bu damarından çok istifade ediyorlar, korkutuyorlar, evhamlarını tahrik ediyorlar. Meselâ, nasıl ki damda bir adamı tehlikeye atmak için, bir dessas adam, o evhamlının nazarında zararlı görünen bir şeyi gösterip, vehmini tahrik edip, kova kova, tâ damın kenarına gelir, baş aşağı düşürür, boynu kırılır. Aynen onun gibi, çok ehemmiyetsiz evhamla çok ehemmiyetli şeyleri feda ettiriyorlar. Hatta bir sinek beni ısırmasın diyerek, yılanın ağzına girer.” (Mektubat, Hucumat-ı Sitte)

                Misaldeki adam gibi tehdit altında olan kimse korkmaya devam etse, ya tehdit edenin silahıyla ya da damdan düşerek mutlaka zarar görecektir. Ama korkusunu yener ve o tehdit edenin üzerine atılırsa kurtulma ihtimali yüksektir.

                Sahabe-i Kiram’da görülen cesaret ve şecaatin bir benzerini Gazze’de görüyoruz. Yemen’de ve İran’da da süper tabir edilen güçlere karşı parmak ısırtan yüksek düzeyde cesaret vardır.  Ancak bu cesaret iman gücü ile açıklanabilir. Gazzelilerin İsrail karşısındaki izzet ve cesaretleri, kuvvetli imandan kaynaklandığı gibi, ümmetin çoğunluğunun cesaretsizliği dahi imanın zafiyetinden ya da gerçek imanın olmayışındandır.

CESARET VE KUVVET

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.