Cenabı hak her bir hayvanı fıtri bir vazife ile donatmıştır köpeğin vazifesi tehlikelere karşı teyakkuzda bulunmak bekçilik yapmaktır onun için koyunları keçileri ve diğer ev hayvanlarını kurtlardan tilkilerden ve diğer yırtıcılardan muhafaza eder, gece boyu herkesin uyuduğu sırada o uyanık kalır.
Kedinin vazifesi ise evin çevresine evin içine dadanmış fare, akrep, yılan gibi muzır yaratıkları avlamak ve temizlemektir. O da görünmeyen tehditlerden ve tehlikelerden insanı korumaktadır. Kedi ve köpek insanlarla birlikte yaşayan ama fazla samimi 4lunmaması gereken koruyucu yaratıklardır.
Kedi ve köpeklere mama vermek, ya da doyurmak için yiyecek hazırlamak zahiren merhametten kaynaklanıyor görünse de gerçekte merhametten değil, kişinin içine yerleşmiş yanlış bir duygunun tatmininden ibarettir. Allah’ın iyilik yapmayı emrettiği kimseler yerine emretmediği ve sevk-i ilahî ile rızkını arayıp bulma dananımı ile programlanmış canlılara bir nevi rızık sunmak, merhametten ziyade bir hastalıktır. Bu tutum, egosundaki rububiyet vehminin bir çeşit tatmininden ibarettir. Rezzak-ı hakikiyi unutup kendini adeta Rezzâk yerine koymakla -neuzu billah- bir nevi şirk hali yaşamaktadır.
Çıkarını her şeyin üstünde tutan insanlar, dini, bilimi, toplumun değerlerini, siyaseti ve sair diğer unsur ve hassasiyetleri kullanarak çıkarlarına alet etmekle bir sömürü aracına dönüştürmektedirler. Tabii ki her birinden çıkan olumsuzluklar tüm toplumu etkilemektedir. Günümüzde en revaçta olan sömürü faaliyetlerinden biri de "hayvanlara merhamet" kılıfı ve propagandası ile sahneye sürülen kedi ve köpekler aracılığıyla kurulmuş olan sömürü düzenidir. Mamalar, aksesuarlar, kedi ve köpekle ilgili çeşitli araç ve gereçlerin üretim ve pazarlamasıyla bu sömürü yüksek bir tahta oturtulmuştur. İnsanlık dışı muameleler ve haksız kazançlarla dünya ekonomisini ellerinde tutan Yahudilerin, köpek maması, köpek ve kedi ile ilgili ürünleri üreten sektörün de sahibi oldukları ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki bu siyonist köpek mafyası, köpeklerin topluma verdiği zararları defetmek için alınan her türlü tedbire karşı çıkmakta ve uygulamaya geçilmesini engellemektedir.
Büyük ölçüde verilen mamaların etkisiyle olduğunu düşündüğümüz hayvanların saldırganlaşmasının önü alınamamaktadır. Onlarca çocuk ve yaşlının ölümüne bile sebep olan köpek saldırılarını önlemek için katılmak istenen her adıma, alınmak istenen her tedbire köpek mafyası karşı çıkmakta ve Avrupa sapıklarını da arkalarına alarak engellemektedirler.
Geçenlerde bir firmanın anneler günü reklamında, köpekler çocuk, sahibi olan kadın da anne olarak gösterildi. Basından öğrendiğimiz bilgilere göre, büyük tepki çeken bu iğrenç ve sapkın reklamın arkasında Yahudi köpek maması lobisinin olduğu tespit edildi. Aşağılık oyunun perde arkasında İsrail çıktı. Reklamı hazırlayan ajansın, lanetli soykırımcılarla ilişkisi deşifre oldu.
Çıkarları ya da sapkınlıkları nedeniyle, çocukları değil de köpekleri savunan sapık kuduz insanlara aldırmadan saldırgan köpekler itlaf edilmelidir.
Sahipsiz ve saldırgan köpekler itlaf edilmezse, tedbir olarak sadece barınaklar yapılsa, pek yakında köpek şehirleri oluşacaktır. Çünkü köpekçi sapıklar, köpekler için insan evlerinden daha konforlu, hastanesi, yemekhanesi, yatakhanesi, parkları ve oyun alanı bulunan kapsamlı barınaklar istiyorlar.
Korkunç bir sapkınlık olarak köpeklerin evlerde, aile bireyi olarak yaşatılması, dinin necis hükmüne uyulmadığından İlahî gazaba yol açacağı gibi , toplum sağlığını da tehdit etmektedir. Koyun, keçi, sığır gibi mıübarek hayvanların ahırlarını toplum sağlığını korumak iddiasıyla şehirlerden çıkaran yetkililer, neden toplum sağlığı için daha büyük risk taşıyan necis olan köpeklerin evlerde yaşamalarına izin veriyor?
Yahudi mafyasına aldırmadan dinimizin gereklerini yerine getirmeli, milletçe özümüze, kültürüömüze geri dönmeliyiz. Bize ait olmayan Yahudi sponsorluğundaki kültürün mazarrat ve şerden başka bize kazandıracağı bir şey yoktur.