Muhterem Kardeşlerim…
Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlâs Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz.
Efendim;
“Namazdan sonra cenneti istemek ve cehennemden korunmak için hangi duayı okumalı?” konusunda bir Hadis-i Şerif meali şöyledir:
“Namazı bitiren kimse, hiçbir şey konuşmadan ‘Allahümme ecirnî minennâr ve edhılnil cennete’ demezse Melekler, ‘Yazık şuna, cehennemden korunmasını istemekten aciz kaldı’, cennet de, ‘Yazık şuna cenneti istemekten aciz oldu’ der.” [Taberani]
Duanın anlamı, “Ya Rabbi, cehennemden koru, cennete dâhil eyle” demektir. Bu dua, namazdan sonra, dua ederken okunabilir. Namazı bitirince demek, tesbihleri çekip duayı ettikten sonra demektir. Tesbihlerden önce yapılması bid’at olur. Duadan sonra konuşsa da, o duayı okursa, bildirilen ecre kavuşur.
Dua ederken, parmakların araları açık olmaz, beşi de bitişik olur.
Namazdan sonra Amenerresulü okunurken dinleyenlerin dua kısmında âmin demeleri caizdir, iyi olur. (Şir’a)
Sabah ve akşam namazından sonra okunan Haşr suresinin sonunu, Hüvallahüllezi yerine Lev enzelna’dan başlayarak okumak bid’at değildir.
Peygamber Efendimizin Lev enzelnadan okuduğu da bildirildi. La Yestevi’den okunsa, hatta Haşr suresinin tamamı okunsa yine bid’at olmaz. Yatsı vakti, Bekara suresinin son iki âyeti yani Amenerresulü diye başlayan iki âyet okunur. Daha fazla okunsa, Bekara’nın tamamı okunsa yine bid’at olmaz.
Sabah ve akşam Haşr suresinin sonunu, gece yatarken de Amenerresulü’yü okumak çok sevap. Bunları namazda okumak, denilen vakitte okumak yerine geçer, daha iyi olur.
Her zaman sabah ve akşam namazının ya farzının veya sünnetinin ilk rekâtında hep Haşr suresinin sonu yani Hüvallahüllezi okunabilir. İkinci rekâtta da herhangi bir sure okunur. İkinci rekâttaki değişik olunca sakıncası olmaz. İkinci rekâtta hep aynı sure okunursa, birinci rekâtta okunan değişik olmalı. Yatsı namazının sünnetinde veya farzında da Amenerresülü okunur. Bilen ve vakti olan Tebareke suresini de okursa daha iyi olur.
Namazlardan önce üç kere istiğfar okumak gerekmez. Sadece bütün namazlar bitince, selam verip, “Allahümme entesselamü…” dedikten sonra, üç kere istiğfar duası okunur. Bu, sünnettir. Bir de cuma günü sabah namazının sünnetinden önce üç kere istiğfar duası okunur. Diğer namazlardan önce okumak gerekmez. Her namazdan önce, üç kere, beş kere, yüz kere de okunsa mahzuru olmaz, ama “Burada şu kadar okumak sünnettir” denirse yanlış olur, bid’at çıkarılmış olur.
Mesela, Yasin-i Şerif okunurken Selamün kavlen… Âyet-i Kerimesini üç kere okuyorlar. Üç kere, beş kere, yüz kere okumak caizdir, ancak “Üç kere okumak sünnettir” denirse bid’at çıkarılmış olur. Bu inceliği iyi bilmeli. İstiğfarı ve diğer duaları her zaman okumakta mahzur yoktur. Ancak dinimizin bildirdikleri dışında, “Şu zaman, şu kadar okumak gerekir” demek bid’at olur.
Namazdan sonra duaya başlarken, “Sübhâne rabbiyel aliyyil a’lel vehhâb” ve “Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemîn” Âyet-i Kerimesini birlikte okumak evladır.
Namaz kılıp, duayı bitirdikten sonra Fatiha okunursa, elleri kaldırmadan okunur.
Cemaatin farz namazdan sonra safları bozması, sonradan gelen kimselerin onların farz kıldığını sanmaması için müstehabdır. (Halebî-yi Sagir)
Camiye girince oturmadan namaz kılınırsa veya ayağa kalkmadan şu dua okunursa şu sevab alınır diye hadisler var.
Hadis-i Şeriflerden bizim hüküm çıkarmaya çalışmamız ve çıkardığımız hükümle amel etmemiz çok yanlış olur, çünkü o Hadis-i Şerif ictihad isteyebilir, başka bir Hadis-i Şerifle değişmiş olabilir, nesh edilmiş olabilir veya bilmediğimiz bir tevili vardır. Mezhebimizin hükmü neyse onunla amel edilir. (Berika)
Mesela Hadis-i Şerifte, denizden çıkan her hayvanın yendiği bildirilirken, Hanefî âlimleri deniz haşeratının yenmesinin caiz olmadığını bildirmişlerdir. Yine Hadis-i Şerifte kan aldırmanın, vücuttan kanın çıkmasının abdesti bozmayacağı bildirildiği hâlde, Hanefî âlimleri, vücuttan kan çıkınca abdestin bozulacağına hükmetmişlerdir. Bunun için bizim, Hadis-i Şerifle değil, mezhebimizin o konudaki hükmüyle amel etmemiz gerekir.
Bildirdiğiniz Hadis-i Şeriflerden birkaçı:
“Mescide girince, oturmadan önce iki rekât namaz [tehıyyet-ül mescid] kılın.” [Buharî]
“Hanefî’ye göre, oturduktan sonra da kalkıp kılınabilir.”
“Akşam namazından sonra, konuşmadan 6 rekât namaz kılan, 12 yıl nafile ibadet etmiş gibi sevaba kavuşur.” [İbni Mace]
(Konuşulmuş olsa da yine Evvabin sevabı alınır.)
“Sabah namazını kıldıktan sonra konuşmadan kıbleye karşı durup, güneş bir mızrak yükseldikten sonra, iki rekât işrak namazı kılan Cennetliktir.” [İslam Ahlakı]
Konuşulsa da, yine o vakitte işrak namazı kılınınca işrak sevabı hâsıl olur.
“Akşam namazını kıldıktan sonra, hiç konuşmadan yedi kere “Allahümme ecirnî minen-nâr” diyen, o gece ölürse, ona Cehennem ateşinden kurtuluş emânı [belgesi] verilir. Sabah namazından sonra da aynı şekilde okuyup, o gün ölene, yine ateşten kurtuluş emânı verilir.” [Müslim]
Bunun da tesbihlerden önce yapılması bid’at olur. Konuştuktan sonra okuyan da aynı sevaba kavuşur.
“Namazı bitiren kimse, hiç konuşmadan ‘Allahümme ecirnî minennâr ve edhılnil Cennete’ demezse Melekler, ‘Yazık şuna. Cehennem’den korunmasını istemekten aciz kaldı’, Cennet de, ‘Yazık şuna. Cennet’i istemekten aciz oldu’ der.” [Taberanî]
Namazı bitirince demek, tesbihleri çekip duayı ettikten sonra demektir. Tesbihlerden önce yapılması bid’at olur. Duadan sonra konuşsa da, o duayı okursa, bildirilen ecre kavuşur.
Bir Hadis-i Şerifte de, sabah namazını kılıp, yerinden kalkmadan ve konuşmadan on defa, “La ilahe illallahü vahdehü lâ-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevablara kavuşacağı bildiriliyor. (Nesaî)
Yerinden kalksa da, okumadan önce konuşsa da, yine duanın faziletine kavuşur. Elbette daha iyi olanı, konuşmadan okumaktır.
Allahü Teâlâ cümlemizi sevdiği kullarla haşreylesin, büyüklerin nasihatlerini dinleyen ve uyan Salih kullarından eylesin, kendisine layık Kul, Habibine layım Ümmet eylesin. (Amin)