TESBİH ÇEKMEK SÜNNETTİR

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlâs Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Efendim; 

Namazdan sonra, Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü ekber diye tesbih çekmek icma ile de sabit olmuş müekked bir sünnettir. Tesbihleri parmakla saymak ve tesbih kullanmak caizdir. Resulullah Efendimiz, bir kadının tesbihleri, çekirdeklerle saydığını görmüş, fakat yasaklamamıştır. Bu da, tesbihleri, taşla, çekirdekle ve tesbihle çekmenin caiz olduğunu göstermektedir. (Redd-ül-Muhtar)

Kur’an-ı Kerim’de, Bâkıyat-üs-Sâlihât [sürekli kalan iyi işler] geçmektedir. Resulullah Efendimiz buyurdu ki:

“Bâkıyat-üs-Sâlihâtı, çok söyleyin. Bunlar; tesbih, tehlil, tahmid, tekbir ve temciddir.” [Taberani]

[Tesbih Sübhanallah, Tehlil Lâ ilâhe illallah, Tahmid Elhamdülillah, Tekbir Allahü ekber, Temcid, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah demektir.]

Hadis-i Şeriflerde buyuruldu ki:

“Her namazdan sonra 33 Sübhanallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allahü ekber sonra, “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir” diyenin deniz köpüğü kadar günahı olsa da affedilir.” [Müslim]

“Parmak uçları ile sayarak tesbihe ve tehlile devam edin. Kıyamette her âzadan sual edilir ve parmaklar için “tesbihte kullandı” derler. Gafil olan rahmetten uzak kalır.” [Hakim]

“Tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle Müslüman olarak yaşlanandan iyisi yoktur.” [İ. Ahmed]

Fakirler, “Ya Resulallah; zenginler derece ve nimet bakımından bizi geçtiler. Biz namaz kılıyoruz, onlar da kılıyorlar; biz oruç tutuyoruz, onlar da tutuyorlar; fakat onlar, zekat, sadaka veriyor, köle azat ediyor, biz edemiyoruz” dedikleri zaman, Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

“Sizden üstün olanlara yetişebileceğiniz, sizden aşağı olanları geçebileceğiniz ve sizin yaptığınız gibi yapanlar hariç, sizden başka kimsenin üstün olamayacağı bir şey öğreteyim. Her namazın sonunda 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber, bir kere de ‘La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadir’ söyleyin.” Fakirler, “Zenginler de bizim gibi tesbih çekip, yine bizi geçiyorlar” dediklerinde, Resulullah Efendimiz buyurdu ki:

“Bu, Allahü Teâlâ’nın fazlıdır, dilediği kimselere verir.” [Ebu Davud]

İmam-ı Rabbani hazretleri buyurdu ki:

Namaz kılan, Rabbine yalvarmakta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Namazdaki kusurlar, çekilen Tesbih ile örtülür, layık ve tam ibadet yapılamadığı bildirilir. Tahmid ile namaz kılmakla şereflenmenin, Onun yardımı ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbir ile de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirilir. (m. 304)

Günah işleyen bir kimse, bu emirlerin ve yasakların sahibinin azametini ve kibriyasını düşünmüş olsaydı, Onun emirlerine karşı gelemezdi. Günahları yapması, Onun emirlerine ve yasaklarına kıymet vermediğini göstermektedir. Böyle şeyden, Allahü Teâlâ’ya sığınırız. Tenzih kelimesini, [yani yukarıda yazılı olan tesbihi] çok okumakla, bu kusur affolunur.

İstiğfar etmek, günahların örtülmesini istemektir. Tenzih kelimesini okumak ise, günahların yok olmasını istemektir. O nerede, bu nerede?

Sübhanallah şaşılacak bir kelimedir. Söylemesi çok kısadır. Manaları ve faydaları ise pek çoktur.

Tahmid [elhamdülillah] kelimesini çok okumakla, Allahü Teâlâ’ya şükür edilmiş olur. Onun verdiği nimetlerin şükrü yapılmış olur.

Tekbir [Allahü ekber] kelimesi, Allahü Teâlâ’nın, kulların yaptığı şükürlerden çok yüksek olduğunu, Ona yakışan şükür yapılamayacağını göstermektedir. Çünkü Ona yapılan istiğfarlar, af dilemekler için de, çok istiğfar etmek gerekir.

Hak Teâlâ’ya yakışan hamd, ancak Onun tarafından yapılabilir. Bunun içindir ki kendisi, Saffat suresinin sonunda, “Sübhane Rabbike...” buyurmuştur. Kendini hesaba çekmek isteyen, bu Âyet-i Kerime’yi çok okumalıdır! Böylece istiğfar ve şükür etmiş olur. İstiğfar ve şükredemediğini de ve kusurlarını da bildirmiş olur. (Mektubat-ı Rabbani c.1, m.309)

Namazdan sonraki tesbihleri okurken 33’e dikkat etmek gerekir. Dinin emirlerinde, çeşitli hikmetler vardır. Bu adetler, ilacın miktarı gibidir. Ziyade veya noksan olursa, istenilen fayda hasıl olmaz. Hazine 33’tedir. Bir metre ileri, bir metre geri gidilirse, hazine bulunamaz. Tesbihleri 33 yerine, çok sevap olsun diye 40 defa veya daha fazla çekmek bid’at olur. Hiç tesbih çekilmeden gidilse günah olmaz. Fakat sünnet sevabından mahrum kalınmış olunur.

Namaz kıldıktan sonra tesbih çekmek şart değildir, işi olan işine gidebilir. Tesbihi yolda da çekebilir. Fakat mühim ve acil işi olmayan mutlaka tesbih çekmelidir. Çünkü namazlardan sonra tesbih çekmenin fazileti çoktur.

İmam-ı Rabbani hazretleri de buyuruyor ki:

Namaz kılan kişi, Rabbi ile konuşmakta, Ona yalvarmakta ve Onun büyüklüğünü ve Ondan başka her şeyin hiç olduğunu görmektedir. Peygamber Efendimiz, “Farz namazdan sonra 33 tesbih, 33 tahmid, 33 tekbir ve bir de tehlil” emretmiştir. Bunun sebebi, namazdaki kusurlar Tesbih ile örtülür. Layık olan, tam ibadet yapılamadığı bildirilir. Tahmid ile, namaz kılmakla şereflenmenin Onun yardımı ve eriştirmesi ile olduğu bilinerek, bu büyük nimete hamd edilir. Tekbir ederek de, Ondan başka ibadete layık kimse olmadığı bildirilir. (m.304)

İşi olanın duayı beklemeden gitmesi, yolda okuması caizdir. Zaruret olmadıkça, dua ve tesbihleri terk etmemelidir. Âyet-el Kürsi ve tesbihlerin fazileti büyüktür. 

Ey Oğul İlmihalindeki Hadis-i Şerifte buyuruldu ki:

“Kim, farz namazı bitirince, yerinden kalkmadan bir defa Âyet-el Kürsiyi okuyup 33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 33 defa Allahü ekber derse, 99 olur. Bir defa da La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve hüve ala külli şeyin kadir, dese Hak Teâlâ o kişinin günahlarını affeder.”

Bir Hadis-i Şerifte de, sabah namazını kılıp, yerinden kalkmadan ve konuşmadan on defa, "La ilahe illallahü vahdehü la-şerike leh lehül-mülkü ve lehül-hamdü yuhyi ve yümit ve hüve ala külli şeyin kadir" okuyanın, o gün her türlü kötülükten ve şeytanın şerrinden korunacağı ve birçok sevaplara kavuşacağı bildiriliyor. (Nesai)

Allahü Teâlâ’nın affettiği günahlar, yalnız kendisi ile o kulu arasında olan, tevbe etmiş olduğu günahlardır. Kul hakkından kurtulmak için helalleşmek de gerekir.

İhtiyaç halinde sol el ile tesbih çekmek elbette caizdir. Peygamber Efendimizin iyi işlere sağdan başlaması, giyim-kuşam, yiyip-içmek gibi âdetlerine “Sünnet-i Zevaid” denir. Bunları unutarak veya bir özürle terk etmekte hiç mahzur yoktur. (Hadika)

Hayırlı yani iyi işleri sağ el ile yapmak sünnettir. Sol ile de yapılsa mahzuru olmaz ama her işte Peygamber efendimize uymak iyidir.

Her gün çekilen veya namazların sonundaki tesbihler unutularak yahut dalgınlıkla fazla çekilse mahzuru olmaz.

Allahü Teâlâ cümlemizi sevdiği kullarla haşreylesin, büyüklerin nasihatlerini dinleyen ve uyan Salih kullarından eylesin, kendisine layık Kul, Habibine layım Ümmet eylesin. (Amin)

TESBİH ÇEKMEK SÜNNETTİR

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.