ZALİMİN ADALETİ

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mevlana Mesnevi’sinde okumuştum: Aslan, kurt ve tilki arkadaş olup birlikte avlanmak için yola çıkmışlar. Günün sonunda, bir yaban öküzü, bir dağ keçisi ve semiz bir tavşan avlamışlar. Bu avlarını bir mağaraya taşımışlar. Aslan kurda yönelerek: “Şu hayvanları paylaştır da karnımızı doyuralım.” Demiş.

Kurt sevinçle: “Sultanımız efendimiz, çok kolay, öküz sizin, keçi bendenizin, tavşan da tilkinin olsun.” Demiş.

Aslan birden çok kızmış: “Bre küstah! Bu nasıl pay etmek? Meğerki sen bu işten hiç anlamıyorsun!” demiş sonra da kafasına bir pençe vurarak kurdu yere sermiş. Bundan sonra tilkiye dönüp “Kurt pay etmeyi bilmiyor, şu avları sen paylaştır bakalım.” Demiş.

Tilki ürkek bir sesle “Efendimiz, siz dururken paylaştırmak haddim değil ama madem emir buyurdunuz söyleyeyim: Tavşan sabah kahvaltınız, öküz öğle yemeğiniz, keçi de akşam yemeğinizdir.” Demiş. Aslan bu paylaştırmadan çok hoşlanmış ve tilkiye, “Aferin, bu kadar adil bir paylaştırmayı nereden öğrendin?” diye sormuş. Tilki de: “Efendimiz!” Şu haddini bilmez kurdun kafasından akan kanlardan öğrendim.” Demiş.

Maduro'yu bir pençe darbesiyle indiren ve ülkesini ele geçiren Trump'a karşı İslam ülkeleri liderlerinin neden tilki gibi davrandıklarını anlayabiliyoruz.

Uyuşturucu kartellerini himaye ettiği bahanesiyle Maduro'ya saldıran büyük şeytan Amerika, vaktiyle Irak, Afganistan, Libya, Mısır için de farklı bahanelerle aynı saldırıları yapmış ve bu ülkeleri kendi kontrolü altına almıştı.

Gazze’yi İsrail'le birlikte yakıp yıktığı halde Kassam yiğitlerini kontrolü altına alamadı, bertaraf edemedi. Çünkü orada koltuğunu dinine, izzetine tercih eden yoktur ve Kassam içine ajanlarını koyamadı.

Amerika destekli darbe ile iktidardan indirilen Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales tarihe geçen, "Dünyada darbe olmayacak tek ülke ABD, çünkü orada ABD Büyükelçiliği yok!" sözüyle bu gerçeğe işaret etmişti.

Zalimin adaletine bakın ki, tamamıyla masum yüz bine yakın, belki daha fazla bebek ve çocukların en feci bombalarla ve aç-susuz, ilaçsız bırakarak öldürmeyi hak sayıyor, zalim katilleri masum görüyor ama o günahsız yavruları suçlu görüyor. Şeytan bile buna hayret eder. 

Yine zalimin adaletine bakın ki, suçsuz bir insanı gece bir baskınla insanlık dışı haydutça yöntemlerle eşiyle birlikte yatağından alıp hayali bir suç yapıştırarak yargılıyor ama uluslararası mahkemelerde mahkûm edilmiş, soykırım suçlusu olduğu tescillenmiş Lanetanyahu’yu sarayında en görkemli şekilde ağırlıyor. İşte zalimlerin adaletinin nasıl olduğu bununla bir derece anlaşılabilir.

“Din için sizinle savaşmayan ve yurtlarınızdan sizleri çıkarmayan kimselere iyilik ve ihsan etmenizden, onlara adaletli davranmanızdan Allah sizleri menetmez. Şüphesiz Allah adil davrananları sever." (Mümtahine, 8.) mealindeki ayette, Müslümanlara bir zararları olmayan gayrimüslimlere karşı adaletli davranmanın ötesinde onlara iyilik ve ihsanda bulunmanın caiz olduğuna dikkat çekilmiştir.

Kime yapıldığında ayırım gözetmeksizin zulmün her türlüsünün karşısında olmak İslam’ın şiarıdır. Kime yapılırsa yapılsın zulme rıza zulümdür.

İnsanlık, hak, hukuk tanımayan, mazlum halklara dünyayı cehenneme çeviren azılı iki terörist ülke olan Amerika ve İsrail dünyadaki bütün kötülüklerin, bütün zulümlerin kaynağı ve hamisi, bütün terör örgütlerinin kurucuları oldukları bilinmelidir. Kur’an-ı Kerim’in asırlar öncesinden, “Ey iman edenler, Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin, onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onları dost edinirse, muhakkak ki o da onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalim kavmi hidayet etmez.” (Maide, 51.) ayetiyle müminlere yaptığı uyarıyı şimdi daha iyi anlıyoruz.

Amerika ve İsrail’in Müslüman coğrafyada çokça yaptıkları zulümlerden biri şudur: İçlerindeki etnik ve mezhepsel farklılıklardan veya bir takım görüş ayrılıklarından faydalanarak halkları birbirlerine azılı düşman iki gruba bölüyorlar; onlardan birine destek veriyor görünerek bin bir vaatle kandırıyor ve onları diğer gruba karşı kullanıyorlar. Hedeflerine ulaşınca da kullandıkları insanları yüzüstü bırakıp düşman ettikleri grupla baş başa bırakıyorlar, onların birbirlerini yok etmesini sağlıyorlar.

Kur’an-ı Kerim bu konuda da müminleri şöyle uyarmaktadır: “Allah’a ve Resulüne itaat edin, birbirinizle niza’ ederek çekişmeyin. Sonra içinize korku ile za’fa düşersiniz ve kuvvetiniz elden gider. Bir de sabırlı olun. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Enfal, 46)

Zalimleri dost edinenlerin, onların adaletine güvenenlerin de zalimler topluluğundan oldukları ayetten anlaşılan hususlardandır. İsrail ve Amerika’nın dolduruşuna gelerek, bu zalimlerin yanında yer alanlar, zalimler kavminden oldukları gibi, Kur’an’a bağlı halklarına da ihanet etmişlerdir. Müminler, zalimleri iyi tanımalı, adaletlerine güvenmemeli ve onların oyununa gelmemelidirler. 

 

ZALİMİN ADALETİ

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.