Muhterem Kardeşlerim…
Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlâs Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz.
Efendim;
Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Bu ayda oruç tutmak farz ve teravih kılmak da sünnet oldu. Ramazan yanmak demektir. O ay, oruç tutanların, tevbe edenlerin günahlarını yakıyor. Bu ayda her tarafta hayır, hasenat, bolluk bereket olur. Bu ay, sabır ayıdır. Kim sabrederse, sabrının karşılığını fazlasıyla alır, Allahü Teâlâ ona Cenneti nasip eder. Eğer o ay, işverenler, oruç tutanlara kolaylık gösterirse, onları da azaptan korur.
İki arkadaştan biri şehit düşer, diğeri birkaç sene sonra vefat eder. Birkaç sene sonra vefat eden, şehitten daha yüksek derecede olur. Hikmeti merak edilince, “Onun üzerinden üç Ramazan geçti” cevabı verilir.
Ramazan-ı Şerifte bir sayfa Kur'an-ı Kerim okuyana, yüz Nâfile Hac sevabı verilir.
Allahü Teâlâ çok şefkatli, çok merhametli, çok affedici olduğu için, namazlar arasındaki hatalarımız silinsin diye beş vakit namazı emretmiştir. Ayrıca Cuma gününü yaratarak, bu günde yapılan duaları kabul ediyor ve bir haftalık hatalarımızı, günahlarımızı siliyor. Ramazan-ı Şerifte, bir ay boyunca, bu ayın şerefinden dolayı, kabirde kâfirler dâhil, kimseye azap yoktur. Ayrıca, mübarek gecelerde yapılan duaları kabul ediyor.
Ramazan-ı Şerif, öyle bir ay ki, bu ümmete mahsustur.
Hazreti Ali, “Eğer Allahü Teâlâ, bu Ümmeti affetmek dilemeseydi, böyle bir takdiri olmasaydı, Ramazan-ı Şerif ayını Müslümanlara ihsan etmezdi” buyuruyor.
Ramazan ayı, en büyük nimetlerden biridir. Affın, ihsanın dopdolu olduğu bir aydır. Bir günü, bine bedeldir. Farzlara yetmiş kat sevab verilir. Nafilelere Farz gibi sevab verilir. Hele içinde bir de, bin aya bedel olan Kadir Gecesi vardır. Bir ayın tamamı, yani Ramazanın her günü Bayramdır, çünkü her gün binlerce, yüz binlerce Müslüman affa uğruyor, Cennete gidiyor.
Bu öyle mübarek bir aydır ki, bütün yılın günahlarına kefarettir ve mutlaka temizleyicidir. Orucunu tutan mümin, Bayram sonuna kadar tertemiz olur.
Allahü Teâlâ, her yapılan ibadetin ecrini bildirdiği hâlde, Ramazan Orucunun sevabını bildirmemiştir. Yani “Oruç tutmanın sevabı şudur” dememiştir. Sevaba muhtaç olduğumuz zaman, bize bol bol vermek üzere onun ecrini gizlemiştir.
Ramazan-ı Şerifin her günü Müminler için Bayramdır. Bu günlerin kıymetini bilip değerlendirenin, bütün bir senesi bereketli geçer.
İbadetler, âdet değil emirdir
Âdet üzere Namaz kılan ve Oruç tutan çoktur. Fakat dinin bildirdiği hududu gözeten ise, pek azdır. Doğru ibadet edenleri, âdet üzere ibadet edenlerden ayıran fark, Allahü Teâlâ’nın emirlerini gözetmektir. Çünkü Namaz ve Orucun halisi de, bozuğu da görünüşte beraberdir. Sadece yeme, içmeyi terk ederek, yalandan, gıybetten uzaklaşılmayarak tutulan bir orucun, faydasız bir amel olduğunu, İslâm Âlimleri bildirmişlerdir.
Peygamber Efendimiz;
“Bir kimse, Ramazan ayında Oruç tutmayı Farz bilir, vazife bilir ve Orucun sevabını, Allahü Teâlâ’dan beklerse, geçmiş günahları affolur” buyurmuştur.
İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Bu ayın günlerinin bereketi başka olduğu gibi, gecelerinin hayırları da başkadır. Kur’ân-ı Kerim, Ramazan ayında indi.
Bakara Sûresinin 185. Âyetinde mealen;
“Kur’ân-ı Kerim Ramazan ayında indirildi” buyuruldu. Kadir Gecesi de, bu aydadır.
Ramazan-ı Şerifte, vakit girince, İftarı erken yapmak, Sahuru geç yapmak Sünnettir. Resûlullah Efendimiz bu iki Sünneti yapmaya çok önem verirdi. İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısı ile her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir. Hurma ile iftar etmek sünnettir.
İftar edince;
“Zehebez-zamâ vebtellet-il urûk ve sebet-el-ecr inşâallahü Teâlâ” duasını okumak, Teravih Namazı kılmak ve Hatim okumak mühim Sünnettir. Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır.
Hadis-i Şerifte;
“Ramazan ayı gelince, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır” buyuruldu.
Ramazan-ı Şerif ayının Kur’ân-ı Kerim ile bağlılığı olduğu için, bu ay da, bütün hayırları ve bereketleri kendinde toplamıştır. Bütün bir yıl içinde herhangi bir yoldan herhangi bir kimseye gelen bütün hayırlar ve bereketler, bu çok kıymetli ayın bereketleri denizinden bir damla gibidir.”
İbadetleri, âdet olarak, herkes yaptığı için değil, Allahü Teâlâ’nın emri olduğu için ve şartlarını gözeterek yapmalıdır.
Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)