Amerika ve İsrail, karşısın da direnen bir İran gördü.
İran, öyle kolay kolay teslim olmayacak durumda.
En içten dua ve niyazımız, İran milletinden yana.
Amerika ve İsrail, belki bu kadar direniş ile karşılaşabileceğine inanmıyordu.
Ancak, İran demek ki, bu savaşa hazırlanmış.
Sadece, tank ve tüfek hazırlamamış.
Ateşin en yoğun olduğu bir zamanda, halkı edata ölüme meydan okuyacak bir şekilde tekbir sesleri ile ABD ve İsrail'e isyan ediyorlar. Bu da gösteriyor ki, psikolojik olarak da hazırlanmış.
Bir yandan bombalanan İran, diğer tarafta Kudüs günün de halkı ile birlikte meydan da olan Cumhurbaşkanı.
Hem de yanın da koruma ordusu olmadan.
Diğer bir gösterge de başka memleketlerde olan İran halkının ülkesine dönüş yapmaları.
Ülkemiz, düşman tarafından işgal edilmeye çalışılıyor.
Biz de ülkemizi savunmaya gidiyoruz diyorlar.
Bu tavırlar, mümin ve inanmış bir halkın kolay kolay teslim olmayacağı göstergesi.
Suriye savaşında, tersini gördük.
Halkı başta Türkiye olmak üzere, başka devletlere kaçıp, muhacir oldular. Ülkelerinden kaçışın bedelini hala ödüyorlar.
Tarih bize şunu gösteriyor.
Vatan ancak uğrun da ölen varsa, vatandır.
Başka bir halk ya da devlet, asıl vatanımız için ölmeye gelmez.
İran halkı, emperyalist ve Siyonist hesaplar uğruna şehadet kanı döküyorlar.
Zafer, inananlarındır.
Bunu en kısa zamanda göreceğiz inşallah.
Vatan söz konusu ise gerisi teferruattır diyorlar.
Tarihte Zafer kazanan Milletler.
Dişe diş, kana kan diyen İran halkı bu savaşı kazanacak inşallah.
Cenaze ve tabutlar, ne kadar çok giderse Amerika 'ya, işte o zaman savaş biter.
İsrail'de de ne kadar ölüm ve yıkım fazla olsa, o zaman savaş biter.
Duam, en kısa zamanda bu ateşin sönmesi ve son bulması.
Daha fazla, ölüm ve yıkım olmadan.
Rabbim, inananların yardımcısı olsun.
Kalın selâmet ile.