Yeni elime geçen bir kitap.
"İçtihat kapısı".
Bu kitapta geçen olayları ve sahneleri okuyunca, tarih tekerrür eder anlayışını bize hatırlatıyor.
Nizamul Mülk bir İranlı.
Büyük bir siyasetçi.
"Siyasetname " adlı kitabın da sahibi.
Tam 52 yıl devlet siyasetin de etkili olmuş.
Ömrü devlet içinde geçmiş, fikir, düşünce, alim ve siyaset adamı.
Büyük Selçuklu imparatorluğunun baş mimarı.
Onun dönemin de, Selçuklu devleti, imparatorluk vasfını alıyor.
Sadece, devlet yönetiminde etkili olan bir şahsiyet değil aynı zamanda bir ilim ve bilim adamı.
Nizamiye medreselerinin kurucu babası.
Bağdat'ta ve birçok yer de onun zamanında bu medreseler açılıyor.
Bu medreseler de, sadece dini ilimler okutulmuyor.
Fen ilimleri.
Siyasi ilimler.
Astronomi.
Fizik.
Kimya.
Peki, bu anlattıklarımız ile birlikte ne alakası var İran savaşı ile.
Bence çok alakası var.
Bugünkü İran, bu medeniyet üzerinde kalkıp günümüze kadar gelmiştir.
Binlerce yıldır, bu havza da beslenen bir İRAN var.
Okuma ve yazma oranı en fazla olan ülkelerden biri.
Bugünkü füze teknolojisi, o günden bugüne kadar gelmiş bir fizik çalışması.
Matematik ile Fizik ilmi birleşince, bugünkü füze teknolojisi ortaya çıkıyor.
Hiçbir inkita uğramadan gelen bilimsel çalışma.
Bu ilmin ve bilimin sayesinde İran, Siyonistlere meydan okuyor.
Bunun yanında halkın ülkesine sahip çıkmaları da birleşince, tüm gelişmiş zalimlere meydan okuyabiliyorlar.
Üzerlerine bomba yağarken, onlar telefon ışıkları ile dalga geçiyorlar meydanlarda.
Zafer yakındır.
Allah'ın izniyle.
Bunun içine de iman dahil olduktan sonra, onları dize getirecek başka hiçbir güç yoktur.
Zafer inanlarındır.
Kalın selâmet ile.