Bu ülke, bir İslam beldesidir.
Ancak, gelin görün ki, bu İslam memleketinde Batı ülkelerinde olmayan bir "ÇIPLAKLIK" medeniyeti tezahür etti.
Cumhuriyetin kuruluş ilkeleri gereği hep batıyı örnek aldık.
Örnek almamız gereken Batı'nın teknolojisi olması gerekirken, maalesef onların kötü ahlakını örnek aldık.
İşte, bugün de çok canımızı yakan "ÇIPLAKLIK "kültürü de bir Batı hayranlığının sonucudur.
Evet, Batıdan teknoloji vs. örnek alalım.
Ancak, değerlerimizi alt üst eden bu giyim tarzı bize yakışıyor mu?
Bir kadının açık olması başka bir şey, çıplak olması ise bambaşka bir şey.
Bediüzzaman, "Açıklık ve saçıklık ruhiyatı tesettür ise izdivaç gerektirir."
Der.
Bugün en çok yakındığımız konulardan biri de aile mefhumu.
Aile mefhumunu, yer ile bir eden en önemli sebeplerden biri de açıklık ve saçıklık değil mi?
Evlilik bitiyor.
Evli olanların çoğu da en kısa zamanda boşanıyor.
Bunun sonucunda da, çocuk sayısı düşüyor.
Yani ülkemizin nüfus sayısı hızlı bir şekilde düşüyor.
Çünkü, "ÇIPLAKLİK "ile birlikte aile de birbirine olan güven yok oluyor.
Zina artıyor.
Zinanın serbest olduğu bir yerde aile mefhumu kalır mı?
Sadece aile mefhumu bitmiyor.
"ÇIPLAKLIK "yüzünden "Teşhircilik" denilen bir gayri ahlaki çöküntü başladı.
Açıklık ve saçıklık yüzünden, gençlerin zihinleri allak bullak olmuş durumda.
Sadece gençlerin değil, tüm toplumun maruz kaldığı bir şey.
Öyle bir duruma geldi ki, bu memleket, "üryan" yani tamamen çıplak dolaşan kadınları sokaklarda görmeye başladık.
Bunun yanında, evde giyinmeye haya ettiği bir giyim tarzı ile sokaklar da dolaşan genç kızları görüyoruz.
Yazık.
Günah.
"Haya imandandır."
Sözünü söyleyen Hazreti peygamber.
Peki, neredeyse tamamı Müslüman olan bu gençler, bu sözün neresinde kalıyor.
Haya, yani utanma duygusu yok ise, bu gençlerin varacağı noktayı siz düşünün.
Tez zamanda, aileler bilinçlendirilmeli.
Devletimiz de, tüm kurumları ile Aile mefhumunu yok eden bu akım ile tez zamanda mücadele etmeli.
Aksi takdirde, bilim ve ilim ile medeniyet ile hiç alakası olmayan, özgürlük namına istediğim şekilde giyinirim diyen bu akımın önüne geçilmesi gerekiyor.
Öyle medeniyet peyda ediyor ki, biz buna "Teşhircilik" diyebiliriz.
Teşhircilik ise, giyim tarzı ile karşısındaki insanın tüm değerlerine saldırmak demektir.
Bu da hem insani bir şey değil hem de kul hakkı değil mi?
Kalın selâmet ile...