Yaşamak, direnmektir.
Peki, kime karşı direnmek.
İnsanlara karşı, tabiata karşı vs. Kısaca, varlık âleminde etrafımızdaki herşeye karşı sabırlı ve metanet ile hayatta yol almak.
Ancak, bu süreçte en zorlu mücadele ise, değer ve karakter yoksunu insanlara karşı dik duruş gösteren bir insan olmak çok sabırlı olmayı gerektirir.
Tabiata karşı gücümüz el verdikçe hazırlık yapmak veya çalışmak ile yol alınabilir.
Mesala, depreme karşı dayanıklı evler yapmak, sıcak veya soğuk hava karşısında tedbir almak gibi.
Bize düşen görev, tedbir almak geri kalan ile tevekkül etmektir.
Peki, ya bu insanlar!
Bu insanlardan kastımız ise, bildikleri ile amel etmeyenler.
Yalancılar, iki yüzlü insanlar toplumdaki en büyük yaramız.
Bunun yanında, Kul hakkı yiyenler.
Bile bile adaletten uzaklaşan lar.
Zalimlerin gölgesinde Kurtuluş arayanlar.
Çıplak gezerken, insanları tahrik edenler.
Daha neler neler.
Ya da kimler kimler.
Bıktım, usandım bu karakterlerden.
Bediüzzaman gibi yürekte yok bizde.
Dağlara gidip Rabbi ile yanlız kalmak.
Günlerce en zifiri karanlıkta ormanda yaşamak.
Açıklığa ve susuzluktan bi haber Züht halinde olmak.
Sırf insi ve cinni insanlardan uzaklaşmak ona huzur veriyor idi.
Peki, bu zamanda biz ne yapabiliriz?
Bu durumda.
Elimiz kolumuz bağlı.
Çünkü, etrafımızda bu tipler çok.
Her nereye gitsem bunların çoğunluğu bizi derinden yaralıyor.
Tek çaremiz Alemlerin Rabbi olan Allah'ın yardım ve korumasını beklemektedir.
Ruh halimizi ,ibadet ve taat ile düzeltelim.
Başka çaremiz yok gibi.
Kalın selâmetle ile.