Nice insanlar geçti bu diyardan. Kimi zengin kimi fakir.
Kimi makam sahibi kimi de köle.
Kimi aklını kullandı kimi de verilen aklı ziyan etti.
Kimi Rabbine biat etti, kimi de isyan etti.
Kimi diyar diyar gezip tefekkür ile kâinat defterini okudu. Kimi de kainatın bir taşı gibi sadece yer kapladı.
Demek istediğim şu ki, her gelen"insan" belli bir süre burada durup, sonra da göçüp gidiyor.
Madem, her insan burada mukadder olan ölümü tadıp gidiyor.
O, halde gelin bir kelimeden sıyrılıp kelimeler ile anlatılan bir varlık olalım.
Peki, bir kelime ile anlatılan insan, nasıl olur da kelimeler ile anlatılan bir varlık olabilir?.
Bu dünyanın yaratılış gayesi insanıdır.
Bu memleketi bize hazırlayan Sultan'ın emri ile yaşayıp, ona aynedarlık yapabilmek ile olur.
Yani, insanlığın kurtuluşu için çaba sarf etmek.
Kâinatın en mükemmel bir eseri olabilmek.
Bu dünya meydanından göçüp gittikten sonra, arkamızdan hayır ve hesanatlarımız ile konuşulan bir insan olabilmek.
Bir kelime yerine binlerce kelimelere sığınmayan bir insan olmak.
İnsanlar,ölümümüze sevinmesin.
Tam tersine, ölümüz ile birlikte günlerce yas tutsunlar arkamızdan.
Gözyaşı ve dua ile anılan bir insan olabilmek.
Bıraktığımız eserler ile , insanlar faydalansın.
İyi evlatlar, iyi öğrenciler yetiştirip, dünyanın her bir köşesinde bir fidan olup, nice meyveler versinler.
Bu kâinatı, cennet yurduna çevirecek nesiller yetiştirmek.
Kalın selametle...