SON SAVAŞ YAKIN MI?

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gazze "Barış" Kurulu

İran'la Savaş hazırlığı kapsamında gerçekleşen önemli gelişmelerden biri de Barış kurulu adı verilen bir yapının vücut bulmasıydı.

"Uzmanlar, Trump’ın kurduğu bu konseyi, mevcut uluslararası sisteme bir meydan okuma ve merkezinde bizzat kendisinin yer aldığı yeni bir düzen inşa etme çabası olarak değerlendiriyor.

Financial Times, Trump’ın Barış Kurulu’nun açılış kadrosunu “Altı monark, üç eski Sovyet bürokratı, iki askeri rejim ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından olası savaş suçları nedeniyle aranan bir devlet başkanı” ifadeleriyle tanımladı.

İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu kapsamında gerçekleşen imza töreninde konuşan Trump, “Bu kurul tamamen şekillendiğinde, neredeyse istediğimiz her şeyi yapabileceğiz. Ve bunu Birleşmiş Milletler ile iş birliği içinde gerçekleştireceğiz” dedi.
...
Barış Kurulu başlangıçta Gazze Şeridi’nin yeniden inşası amacıyla oluşturulmuş ve bu kapsamda bir BM kararıyla onaylanmış olsa da, kurul tüzüğünde bu konuya dair herhangi bir ifade yer almıyor.

Kamuoyuna açıklanmayan ancak medya organlarının ulaştığı tüzük metnine göre, yeni organizasyon fiilen BM’nin yerini almaya aday bir yapı sergiliyor ve tüm yetki Trump’ın elinde toplanıyor.

Tüzüğe göre Trump, veto hakkına sahip tek kişi konumunda ve ABD başkanlığı görevi sona erdikten sonra bile kurul başkanlığını dilediği kadar sürdürme yetkisine sahip." https://hurseda.net/dunya/271820-davos-ta-imzalar-atildi-trump-in-baris-kurulu-na-turkiye-dahil-19-ulke-katildi.html
Soykırımcıların kendisi bu Barış Kurulu'nda yer aldığına göre soykırımcıların kurduğu bu kurul soykırım suçlularını tutuklamaya çalışan ve yargılayan olmayacaktır. Öyle ise bu kurulun işlevi Gazze'nin soykırımdan kurtarılması, Gazze halkına barış getirilmesi değil, Gazze'nin kaderi ile ilgili soykırımcıların fantezilerini gerçekleştirmektir ve direnenlerin elinden silahlarını almaktır.
Tarihte bunun bir örneğinin olduğunu sanmıyorum.
Davos Zirvesinde çok şey söylendi. Örneğin; "...planın bir sonraki aşamasının Hamas'ın "silahsızlandırılmasına" odaklanacağını söylen Kushner (Trump, Kushner reveal Gaza ‘master plan’ during Board of Peace launch https://thecradle.co/articles-id/35538), X hesabında ise şu paylaşımı yaptı: "İsrail, Türkiye, Katar, Suudiler, Mısır ve BAE birlikte çalışmasaydı bu anlaşma yapılamazdı" https://x.com/i/status/2014309131516031034
Aslında bir anlamda bir kopuş süreci yaşanmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen ve kurumların gerçek yüzü ortaya çıktı. Bu durum zaten biliniyordu ama şimdiye kadar sessiz kalanlara da dokunulmaya başlanınca
itiraflar gelmeye başladı.
"İngiliz Milletler Topluluğu üyesi Kanada’nın Başbakanı, Davos’ta yaptığı konuşmada, bugüne kadar uygulanan “Kurallara dayalı düzenin” kişilere ve kimliklere göre farklı uygulandığını, kendilerinin de buna katıldığını anlattı. Ancak bu durumun artık işe yaramadığını, karşılıklı fayda yalanıyla yaşanamayacağını ve kendilerini korumaları gerektiğini söyledi. Kendileri gibi ‘arada kalan ülkelerin’ birleşmesi gerektiğini, her hükümetin de ekonomiyi öncelemesi gerektiğini savundu.

Başbakan Carney, büyük güçlerin rekabet ettiği bir dünyada, aradaki ülkelerin tek seçeneğinin birbirleriyle iyi geçinmek için rekabet etmek veya etkili bir üçüncü yol oluşturmak için birleşmek olduğunu dile getirdi." https://iktibasdergisi.com/2026/01/22/ingiliz-kanadindan-itiraf-kurguladigimiz-duzen-artik-ise-yaramiyor/

*
Aşamalı ve iç saldırılarla İran'ı denklem dışı kalacak derecede çökertmek için yoğun çabalar devam ediyor. Yapılan hazırlıklar sıcak bir savaşın an meselesi olduğu izlenimini doğurdu.
Aslında ABD Batı Asya'dan çekilmek istiyor. Ancak Küresel siyonizm, İsrail'in güvenliği sağlanmadan ABD'nin bölgeden çekilmesine onay vermiyor. Şu an tüm saldırı girişimleri bu hedef için. İsrail'in güvenliği, ümmetin hala izzetini koruyan direnenlerinin de zillete ve zayıflığa düşmesi demek. Münafıklığın zirvesi de bu yönde büyük cürümler için evet demiş ve hazırlık halinde...
Evet, ABD kendi mahallesine ve özellikle de Pasifik'e yani Çin'e odaklanmak için bölgeyi terk etmek istiyor ama direniş var oldukça ve güçlü oldukça bunu yapmasına onay çıkmıyor. İran'a ciddi bir darbe vurmayı kafasına koymuş durumda.
İran, coğrafi olarak aynı zamanda Rusya ve özellikle de Çin için doğal bir korunak bir kapı konumunda.
"İran'ın coğrafi konumu, ülkeyi adeta stratejik bir menteşe haline getiriyor. Bu menteşe, Rusya'nın güneydeki konumunu sağlamlaştırırken, Çin'e ABD'nin denizdeki kuşatmasından kaçış imkanı sunuyor" https://x.com/i/status/2014393027943448606

Bu savaş aslında öncü bir savaş olacak. Madem ki; bu mıntıka temizliğinin ana hedefi İsrail'in güvenliği denen bölgesel dizaynı gerçekleştirip Çin'e odaklanmaktır; o halde bu savaş aynı zamanda Çin ile de bir savaş anlamına gelir. Çin, bunun bilincinde mi? Büyük ihtimalle evet. Bu evet, eğer gerçekleşirse bu savaşın büyük sürprizlere gebe olduğu anlamına da gelir...
*
Bu defa İngiltere'nin de katılacağı belirtiliyor. Katar'a uçak konuşlandıracağı söyleniyor.
Ürdün adeta büyük bir üsse dönüştü. ABD büyük yığınak yaptı. Abraham Lincoln tam teyakkuzda. İran'ın Şiraz bölgesinde bir süre kör edilen radar onarıldı.
İsrail hazır olduğunu duyurdu. Tüm sığınakları aktif etti.
NATO/soykırım cephesi ve direniş/İslam ümmeti karşılıklı açıklama ve uyarılarını yapıyor. Tüm bu gelişmeler, büyük bir kapışmanın başlamasının an meselesi olduğu ve saatler içinde bir savaşın başlayacağının göstergeleri.
İsrail'in lanet güvenliği için küresel siyonizmin İran'ın belini kırması şart ancak bunu yapabileceklerinden, daha doğrusu sonuçlarından da emin değiller.
Sonuç olarak sahadaki mevzilenmeler savaşın an meselesi olduğunun somut göstergeleri. Ancak bu defa kesin ve büyük bir savaş olur mu, olursa bu da 12 günlük test savaşı gibi birkaç günde ateşkese evirilir mi, bilmeyiz.
Ve esas soru: Bu, son savaş olur mu? Yani taraflardan birinin mutlak yenilgisi veya Filistin'in karadan kurtarılmasının önünü açar mı? 
Mesela Ümmet, ABD ana karasını vurur mu? Ya da İran, nükleere eşdeğer caydırıcılkta bir sürpriz ilan eder mi?

Lübnan, Irak, Yemen ve diğer direniş unsurlarının, Rusya'nın ve özellikle de Kuzey Kore ve Çin'in nasıl bir rol oynayacağı, süreci hangi aşamada ve ve ne oranda etkileyeceğini bilmiyoruz.
Tüm bu başlıkların nasıl gelişeceğini öngörmek ve bu sorulara şimdiden cevap vermek zor.
Ancak münafık ümmetin çoğunluğunun, savaş gerçekleşirse bu savaşta daha ön mevzilerde olacağı kesin.
Rabbim, mazlumlara vaadini gerçekleştirsin, yardımına devam etsin. 

SON SAVAŞ YAKIN MI?

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.