MÜZAKERE Mİ, SAVAŞ MI?

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD'nin güçlü müttefikleri ile birlikte devasa bir askeri yığınak oluşturarak sunduğu öneriler ve şartlar bir çerçeve oluşturuyordu. Adeta şu şu şartları hemen imzala ya da saldıracağız, demekti bu.

İran, resmi doğru okuyor ve savaştan kaçmanın kurtuluş olmadığının farkında.

İran’ın bu farkındalığı temel alarak oluşturduğu karşı hamleler dünya siyaset tarihinde altın harflerle yazılacak, siyaset akademilerinde ciddi analizler gerektirir mahiyette.

İran; hayır, savaş değil; müzakere, demedi. İster savaş;

İster müzakere; her ikisine de hazırız; ne yapacaksan, yap, dedi…

Sıkı durdu ve sarsılmaz bir kararlılık gösterdi. Bu hamle sonrası ABD, müzakere dedi.

İran, olur, dedi. Ama tek madde. Nükleer mesele. Önceki formatlarda değil, İstanbul’da değil; her zaman olduğu gibi Umman’da.

Zenginleştirme oranı ise verilecek tavizlere/ödenecek karşılıklara bağlı olacak. İhtiyacım olan kısmını, ihtiyaç duyduğum oranda zenginleştiririm, dedi. Üçüncü ülkeler, ne kadarı, hangi şartlara göre müzakerelerde görüşülecek.

Kısacası ABD, girdiği bu çıkmazdan kurtulmanın yollarını aramakta. Aslında buraya kadar yaşananlar, siyasi anlamda analiz edildiğinde İran çok ama çok büyük bir zafer kazanmış durumda. Bu zafer; müzakerelerin sonucu, savaş ya da müzakerelere davam edilmesi veya edilmemesinden daha önemli. Bu zafer, NATO ve genel anlamda soykırım cephesinin İran’a diz çöktürme umudunun yok olduğunun kesinleşmiş olması.

Ya savaş ya da bunu imzala diye gelen onca askeri tahkimatın arkasında ki iradenin yapabildiği tek şey, kendilerinin belirlediği yer ve gündemden farklı olarak İRAN’IN BELİRLEDİĞİ yer ve İRAN’IN BELİRLEDİĞİ çerçevede kapsamında ilk müzakerelere katılmak olmuştur. 

Cuma günü (06.02.2026/bugün) Umman’da müzakereler başladı. ABD, güvenlik danışmanlığı kisvesi ile üst düzey bir askeri komutanın müzakere heyetine dahil edilmesi gibi alışık olmadığımız bir yöntemle şansını son ana kadar zorlasa da bunun İran üzerinde bir tutum değişikliğine yol açacağını beklemek sağlıklı olmaz.

https://ydh.com.tr/d/34998/maskat-masasinda-generallerin-baskisi

İKİ SONUÇ

Bu yazıyı hazırladığımda müzakereler devam EDİYORDU. https://ydh.com.tr/d/34997/abd-ve-iran-heyetleri-maskat-ta-muzakerelere-ba

Ancak buraya kadar olan kısmı ile şimdilik birbiri ile direkt bağlantılı ve birbirini tamamlayan iki sonuçtan bahsedebiliriz.

Birincisi; bu müzakerelerden çıkacak sonuç. Üç ihtimal var: Ya anlaşamadık, savaş. Ya, anlaşma. Ki bu anlaşma çok formalite ve elbette ki geçici olacaktır. Veya müzakereleri zamana yayma.

Diğer sonuç ise aslında bu sonucun farklı şekli ve açılımı gibi: İran, artık saldırılamaz bir küresel güç ve küresel bir ittifak içinde yer almaktadır.

İran ve içinde bulunduğu küresel ittifak yükselen dünyada yer almakta; İran’a karşı kurulan ittifak/ABD ise gerilemeye devam edecektir. Aslında bu, artık tescillenmiş oldu.

Tüm olası sonuçlar, müzakereler veya savaşların bu realiteyi değiştirme olasılığı sonsuza kadar bitmiştir.

Hem bölgesel hem küresel ölçekte her alanda yeni bir dönemin başlangıcındayız ve kısa ve orta vadede büyük değişiklikler, yeni denklemin yansımaları yaşanacak…

Şimdilik bunları belirtelim ve Allah’ın da bir hesabı olduğunu unutmayalım. BU ZAFER TÜM İYİLERE, MAZLUMLARA VE BİR AVUÇ KALMIŞ İSLAM ÜMMETİNE HAYIRLI OLSUN. 

MÜZAKERE Mİ, SAVAŞ MI?

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.