Vazgeçmeyecekler ama eski konjonktür bitti.
Soykırım cephesinin İslam ümmetine İran üzerinden darbe vurma teşebbüsüne binaen diyorum. Netanyahu-Trump görüşmesinden (Trump’a, İran’a saldırması için baskı yapan küresel Siyonist hegemonya/Epstein sistemi/Batı elitizmi/soykırımcı cephe) arzuladıkları sonuç çıkmadı. İran’a saldırı planı şimdilik/ve belki de sonsuza kadar rafa kalktı. Bu defa cesaret edemediler ve artık bundan sonra da her böyle saçma bir karar sürecinde çok daha fazla hesap kitap yapmaları gerekecektir… https://ydh.com.tr/d/35216/trump-iran-da-yine-geri-adim-atti-savas-de
Savaşla olmayacağını anlayınca İran’la anlaşmanın bir zorunluluk olduğunu ifade eder oldular. İyi de İran ile anlaşma’dan kastınız İsrail’i kabul etmek ise bu mümkün değil… https://ydh.com.tr/d/35235/washington-iran-ile-anlasma-icin-takvim-verdi
Neticede hiçbir anlaşmaya sadık olmayan bu küresel haydut ve her türlü cezai işlemden/hukuki süreçten muaf, ayrıcalıklı sınıfın/Epstein sisteminin, ‘güce dayalı barış’ olarak adlandırılan doktrin gereği bunca gücü bölgeye yığıp İran’ı teslim almaya zorlama girişimi ile elde edilecek olanın barış olmayacağı kesin. Bütün bölgenin zayıflatılarak ve İsrail’in kontrolüne girmesini hedefleyen denklemin barış olarak adlandırılması ne anlam ifa edebilir ki? Bu, olmaz, olmayacaktır da. Barış, ancak İsrail ve ABD’nin, ait olmadıkları bu bölgeden çıkmaları, tüm soykırımcıların ve haydutların uluslararası hukuk tarafından yargılanması ile filizlenmeye başlayacaktır.
Bu yürüyüş 47 yıl önce başladı ve İran İslam Devrimi, küresel insani hedefleri milli çıkarlarının önüne ve üstüne koydu: İran için İslam değil; İslam için İran, dedi. Bölgenin, ezilenlerin, mazlumların, müstazafların tüm sömürülerden, zalimlerden kurtulmasını ana hedef olarak ilan etti. Bölge o gündendir yeni şafaklara doğru ilerliyor…
Petrol fiyatlarının düşmesi, savunmaya ayrılmak zorunda olan bütçe ve en önemlisi dış ekonomik müdahaleler, on yıllardır devam eden yaptırımlar İran’ın ekonomisine olumsuz yansıyor. Batı, bu programla halkın ekonomik zorluklar karşısında ki memnuniyetsizliğini direnişe/devrime karşı bir enerjiye dönüştürüyor. İran içinde eğitilip donatılan, sosyal medya ve starlinklerle desteklenen (https://ydh.com.tr/d/35248/abd-binlerce-starlink-terminalini-iran-a-soktu), onlarca ülkenin destek verdiği, kurduğu terörist, silahlı yapılar. İç savaş girişimleri vs. hiçbiri sonuç vermedi. Tüm bu girişimlere rağmen her defasında halk, devrimle daha fazla kenetlendi, ülkesini ve şerefini, bağımsızlığını sıkı sıkıya korudu.
Bu defa da öyle oldu. ABD tehditleri ve İran İslam Devrimi’nin 47. Yıl dönümü aynı döneme denk geldi ve 20 milyondan fazla İranlı devrime bağlılığını coşku içinde ve bir referandum görüntüsüyle ilan etti… https://ydh.com.tr/d/35227/ayetullah-hamenei-iran-halki-dusmanlarin-pla
Bu defa ki devrim kutlamalarında Epstein ifşalarında çocuk eti yeme ve şeytani bir figür olan Baal putunun maketinin yakılması ABD ve İsrail başta olmak üzere siyonist hegemonyaya karşı bir mesaj niteliğindeydi.
TEREDDÜT
Bu defa tereddüt ettiler. Bunun önemli nedenleri olmalı ve bu tereddüt aynı zamanda neyin teyidi?
Demek ki; İran, küresel hegemonyanın istediği zaman tokatlayabileceği, emirler dikte edebileceği bir ülke/yapı değil. Bir gücü, ağırlığı, duruşu, caydırıcılığı var.
Demek ki; Batı, Irak’la başlayan, Suriye ile önemli bir aşamaya gelen İslam ümmetini işgal planında İran engeline takıldı.
Demek ki; Batı/Siyonizm, artık her istediğini yapabilen bir güce sahip değil. Gerilemesi ve güç kaybetmesi devam ediyor. Tüm uçak gemilerini dahi getirdiği zaman bir korku oluşturamıyor.
Demek ki, hayalet uçaklarını bu defa kullanmaktan imtina etti… https://ydh.com.tr/d/35247/trump-iran-ile-savasa-gitmekte-neden-tereddut
Elbette vazgeçmeyecekler. Değişik yöntemlerle, algı ve manipülasyonlarla, münafık ordularla, mezhepçilik ve terörle ve kimi danışmanlarının taktikleri gereği aşamalı olarak diz çöktürmeye, her türlü yollar ve araçlarla sonuç almak için çalışamaya devam edecekler. Bu arada da halkların, artık uyanmış olan vicdanları, artık iyice ifşa olmuş soykırımcı ve sapkın elitist zümrenin kazınması, yeryüzünün temizlenmesi hedefi ile daha da büyümeye devam edecektir.
Kötülük ivme kaybetmeye devam etmektedir ve Rabbimizden dileğimizin bu sürecin hızlanarak devam etmesidir.