İRAN HAZIR

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran ‘Hazırım’ diyorsa hazırdır

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında Cenevre’de yürütülen dolaylı müzakerelerin üçüncü turu sona erdi. İran, yaptırımların kaldırılmasına karşılık geçici bir süre uranyum zenginleştirmeden vazgeçebilecekleri tezine sahip ve bunu önerdiği belirtiliyor…

Tam da böylesi kritik bir süreçte İran’a destek açıklayan Afganistan’a Pakistan’ın savaş ilan etmesi zamanlaması açısından da manidar-

Arakçi, konuya dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Son oturumları sürecin "en ciddi, en uzun ve en etkili" aşamalarından biri olarak nitelendiren Arakçi: "Bugün, en kapsamlı ve uzun soluklu müzakerelerimizden birine tanıklık ettiğimizi söyleyebilirim. Sabah dört, akşam ise iki saat süren yoğun oturumlar gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı ve dördüncü tur görüşmelerin muhtemelen bir hafta içinde gerçekleştirilmesinin planlandığını açıkladı. https://ydh.com.tr/d/35756/arakci-iran-abd-muzakerelerinde-en-ciddi-asam

Süreç; her iki tarafın mevcut durumu başkentlerinde inceledikten sonra Viyana’da bu defa teknik ağırlıklı olarak müzakerelere devam edileceği şeklinde işleyecek. https://rasthaber.com/umman-disisleri-bakani-abd-iran-muzakerelerinde-4-gorusme-viyanada-yapilacak/ …

Cenevre’de Umman arabuluculuğunda yürütülen nükleer müzakerelerde “önemli ilerleme” sağlandığı açıklanmış olsa da tarafların temel başlıklarda pozisyonlarını koruyor olmaları kritik durumun devamına bir işarettir. Aslında bu müzakerelerin esas önemi olası savaşa etkisinden dolayıdır. Esas önemli olan olası savaştır ve müzakereler sadece araçsaldır. Bu bakımdan Trump’a sunulacak rapor savaş olasılığı bağlamında esas belirleyici olacak. Başka bir ifade ile savaşa karar verme ya da verememenin müzakere sonuçları ile ilgisi olmayacak kanaatindeyim. Zira geçen sefer ki müzakere süreci devam ediyorken ve olumlu bir seyir yakalanmışken İran saldırıya uğramıştı…

İsrail basını şimdiden müzakereleri başarısız ve arada uçurumlar olduğu şeklinde ilan etmiş durumda. Hedefi; ABD’yi İran ile savaşa sürüklemek, itmek. ABD’de ise önce İsrail’in İran’a saldırı başlatması taleplerinin dillendirilmesi bu bakımdan ilginç bir gelişme oldu. (https://harici.com.tr/politico-abd-irana-ilk-olarak-israilin-saldirmasini-istiyor/)… “Trump'ın danışmanları, İsrail'in 'önce İran'a saldırmasını' ve savaşa kamuoyu desteği sağlamak için ABD birliklerinin vurulmasına izin vermesini istiyor:

Beyaz Saray, İran'a sebepsiz yere savaş başlatmanın "görünümünü" yönetmeye çalışıyor.” https://thecradle.co/articles/trump-advisors-want-israel-to-attack-iran-first-let-us-troops-get-hit-to-muster-public-support-for-war-report  Konuşulanlar, yansıtılan haberler bu yönde ama işin aslı ve ne yapacakları ya da yapmayacaklarını ancak harekete geçilince görmek mümkün olacak…

ZORLUKLAR, TEREDDÜTLER, UYARILAR

Her iki tarafın da kendi pozisyonlarını koruma ve sürdürmede ciddi zorlukları olduğu söylenebilir.

“Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murteza Ocaklı, İran-ABD savaşında ana akım medyada dile getirilen ''dedikodu'' mahiyetindeki spekülasyonları değerlendirdi. Ocaklı, ABD'nin savaşını başlatmaktaki engellerini sıraladı.

Trump aylarca aynı cümleyi farklı tonlarda tekrarlıyor: “Vuracağım, vuracağım…” Bu artık sözlü bir strateji değil; İcra gösterilerinin kılığına girilen bir tekrar konusu. Çünkü sahada tablo şu: ABD, deniz ve havanın ciddi bir kısmı İran'ın yakın çevresine yığıyor; platformlar, finansmanlar, üs aktarımı, “hazırlık” dili… Ama kritik eşik geldiğinde tetiğe basamıyor. Bu bir “teknik gecikme” değil; siyasi maliyet–askerî risk–sonuç belirsizliği üçgeninde kilitlenme.” https://hurseda.net/gundem/272505-temenniyi-haber-propagandayi-veri-gurultuyu-strateji-sananlar.html

ABD içinde ve bağımsız analist, askeri, istihbari kesimlerden önemli kişi (“Mearsheimer: Trump İran’a yönelik saldırı planından geri adım atıyor olabilir” https://harici.com.tr/mearsheimer-trump-irana-yonelik-saldiri-planindan-geri-adim-atiyor-olabilir/, https://www.aydinlik.com.tr/haber/irana-saldirinin-acmazlari-567991) ve kurumlar (Pentagon, CİA, Kongre/ https://rasthaber.com/washingtonda-iran-catlagi-trumpa-kongre-freni/ vb dahil) Trump’u durmadan uyarıyorlar.

İsmet Özçelik kısa ve öz ifadelerle farklı bir projeksiyon sunuyor:

“Sadece Kongre mi? ABD ordusunda da kafalar karışık.

Önce Deniz Kuvvetleri Komutanı…

USS Gerald R. Ford’un gönderilmesine itiraz etti.

Askerlerin durumunu…

Geminin bakımını gerekçe gösterdi.

ABD Genelkurmay Başkanı…

İran’a saldırı konusunda endişeleri var.

Trump bunu yalanladı.

Ama askeri çevrelerde çok konuşuluyor.

USS GERALD R. FORD

Haziran 2025’ten beri görevde.

4 bin 500 mürettebat bulunuyor. Venezuela açıklarındaydı. Askerler Virginia’daki ana üslerine dönmeyi bekliyorlardı. Doğu Akdeniz’e gitmeleri emredildi. Gelen bilgilere bakılırsa askerler sıkıntıda. Görevin ne kadar süreceği belli değil. Askerlerin psikolojileri bozuk. 

USS Coral Sea 1964’de 329 gün…

USS Midway 1972’de 332 gün denizde kalmıştı.

Böyle giderse USS Gerald R. Ford… Hepsini aşacak, rekor kıracak.

PSİKOLOJİK MALİYET

Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün araştırmaları…

Bu tür uzatılmış görevler incelenmiş.

Tespit edilen bilimsel sonuç şu:

“Askerlerde depresyon, anksiyete…

Özellikle de Post-Travmatik Stres Bozukluğu.”

Ortaya çıkan etkiler… Görev bittikten 24 ay sonra bile devam ediyor.

TIKANAN TUVALETLER

USS Gerald R. Ford… Rutin bakımları yapılmamış. Buna bir de askerlerin isyanı eklenmiş. Gemide yüzlerce tuvalet varmış. Büyük kısmı kullanılmaz hale gelmiş. Nedeni çarpıcı… Askerler, tişörtlerini, halat parçalarını… Tuvaletlere atmış. Sistemi tıkamışlar. Her yer pislik içinde kalmış. Gemiyi yaşanmaz hale getirmek istemişler. Daha basit bir anlatımla… Amerikan ordusu b.ka batmış.

İSTİFALAR

İş bununla da sınırlı değil.

Ordudan ayrılma istekleri artmış.

Sadece USS Gerald R. Ford mu?

Diğer gemilerde de benzer sıkıntılar varmış.

Bunlar daha işin bir yanı.

İran füzeleri gemilere yönelirse…” https://www.aydinlik.com.tr/koseyazisi/amerika-bka-batti-568014

Sadece soykırım ve yalan talan düzeni ile değil, Epstein ve diğer her türlü sapkınlıkları ile b.ka batmış olanlar bu defa gerçek anlamıyla batmışlar.

SONUÇ

İki seçenek 

İran için iki seçenek var. Kendisine dayatılana karşı dik duruşa ve teslim olmamaya tekabül eder bu her iki seçenek de. Zaten bu son görüşme öncesi bile yetkililerinin yaptıkları açıklamalar o yönde. Savaşa da müzakereye de hazırız, şeklinde. Kısacası İran’ın her iki seçeneği de tek seçeneğe tekabül ediyor: Hayır, teslim olmayacağım.

ABD, saldırıda karar verirse önünde iki seçenek var. Aslında ona kalsa bunca yığınağı yapmazdı zira bu yığınağa rağmen geri çekilmek ya da İran’ın istediği düzlemde bir anlaşmanın yenilgi sayılacağını biliyor. Mesele büyük ölçüde İsrail’i memnun etmek ve rezil olmamak.

Evet bu iki seçenek verilen son brifinge göre de netleşti gibi. “Kaynaklar, Trump'ın masasındaki seçenekler arasında Tahran'ı taleplerini kabul etmeye zorlamak için bir tür "uyarı amaçlı sınırlı saldırı" olduğunu aktardı. Ayrıca, geniş bir hedef yelpazesini uzun bir süre boyunca vurmayı içeren "büyük çaplı bir operasyonun" da değerlendirildiği kaydedildi.” https://ydh.com.tr/d/35777/trump-a-iran-brifingi

Aslında güç yığma devam ederken ki ilk pişmanlıkta beliren tek seçeneğe tekabül ediyor bu iki seçenek de. Sınırlı bir saldırı ile kuyruğu kurtarmak. İran’ın saldırının boyutu ne olursa olsun karşılık topyekun olacak duruşu en büyük engel. Yani tereddüt bir saldırının mümkün olmamasından değil; sonrası cevapta. O yüzden satır aralarına bakıldığında da bunu görmek mümkün: “İsrail konularında uzman Firas Yagi, ABD ve İsrail tarafından İran'a yönelik bir askeri müdahalenin yakın olduğunu belirtti. Yagi, olası bir çatışmanın kapsamının İran'ın vereceği karşılığa bağlı olacağını vurguladı.” https://ydh.com.tr/d/35773/abd-ve-israil-ne-zaman-saldiracak

Rabbim, erdemli ve mazlumları her türlü pisliğe batmış olanlardan ve onları destekleyenlerden kılmasın. Onları, daha da rezil ve mağlup etsin. Şüphesiz ki; o, mutlak galiptir…

 

 

İRAN HAZIR

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.