İYİLİK DEVRİMİ VE MÜMKÜNÜ GÖREBİLMEK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; bu bir zafer. Bazıları Pirus zaferi diyebilir ama kesinlikle değil.

Bu tür savaşlarda zafer veya yenilginin temel kıstası; saldırgan tarafın hedeflerine ulaşamamasıdır.

Saldırgan taraf olan ve ilan ettiği hedefleri gerçekleştiremeyen, ateşkes isteyen, ateşkese İran’ın istediği 10 maddenin temel olabileceğini açıklayan, kabul eden soykırımcı Epstein cephesi kesin bir yenilgi almıştır. Bu sonucun zafer sayılması için İran’ın, ABD’yi veya İsrail’i fethetmesi gerekmiyor.

Mutlak teslimiyet hedefi ile saldırıya geçen küresel kötülük koalisyonu, İran’a 40 gün boyunca ağır saldırılarda bulunmuş ancak İran tüm saldırılara karşılık verebilen pozisyonunu korumuş ve çelik gibi bir irade ile ayakta kalabilmiştir.

Saldırgan koalisyon ne iç düğmelere, ne kendi NATO müttefiklerini devreye sokma düğmesine ve ne de bölgedeki Siyonist askerler/müttefikler konumunda ki ülke ve terör örg,ütleri düğmelerine basamamıştır. 

Eğer İran, sıkı durmasa, bir zayıflık gösterse veya hafifçe bir tökezleseydi; elbette ki bu düğmelere basılacak ve Soykırımcı Epstein Koalisyonunun secdeli siyonist kısmı da dahil hepsi sadece kınama vs düzeyinde kalmaz Suriye'de fırsat buldukları gibi nasıl harekete geçtilerse İran için de aynısını yapacaklardı. 

İran halkını, İran’a karşı ayaklandırmak yerine İran’a topyekun sarılma ve kenetlenme örneği ortaya çıkmıştır.

Düşmanın en son topyekun imha, medeniyeti yok etme tehdidi de daha güçlü bir halk ve yönetim direnci ile karşılaşınca yenilgisini kabul etmek zorunda kalmıştır.

 Bu zaferin muharebe boyutu ile değerlendirilmesi oldukça sığ bir yaklaşım olur. Zira savaşın lokal ve sadece askeri bir çatışma olmaması; stratejik, jeostratejik ve jeopolitk uzun süreli konjonktürel, küresel sistemi sarsan ve tek kutupluluğu gerileten ekonomik, askeri, siyasi sonuçları/etkileri olması/olacağı ve tüm bunların küresel çapta ve değerde olması, küresel kötülük cephesinin bölgede ülkeleri bir bir yok ederek taşlarını döşediği İsrail merkezli yeni düzenin sonlanması ve bölgede yeni bir düzeni gerekli kılan şartları oluşturması bu zaferin boyutlarındandır. Aslında bu sonuçların toplamı zihinsel bir değişimle birleştiğinde ortaya küresel bir bilinç, direniş ve irade devrimi ortaya çıkıyor…

*

Kerbela bir ruhtur. Kerbela tam da iyi ile kötünün, zulüm ile adaletin savaşıdır. Bir topluluğu kıskanmak, o toplumu, onun mezhebini sevmemek gibi hastalıkların yol açtığı sorunları bir tarafa bırakarak ve mezhep ve diğer ön koşullardan arı olarak Kerbelaya bakışınmız akidevi bir ameldir.

Bu bağlamda ve tarihi anlatılar, rivayetler filan ne olursa oldun Kerbela olayında şeref, akıl, iyi ve doğrunun yanında olmak; zulmün ve bozgunculuğun karşısında konumlanmak Müslüman olmanın       en temel şartıdır. Bu bağlamda kim olusrak olalım Kerbela’da İyinin yanında ve bu da yetmez; bozguncu zalimin, münafıkın da karşısında olmak zorunluluktur. Kerbela bir mezhep değil; İslam’ın ta kendisidir…

Kerbeladan yola çıkarak devrim yapabilmek büyük bir nimettir ve Kerbelanın bereketidir. Bunca direnebilmek de. İnsanların hataları, devrimin eksikleri vb olumsuzluklar Kerbelanın değerini düşürmez ve devrimlere karşı konumlanmayı meşrulaştırmaz. Onarma, aksaklıkları giderme her erdemli ve imanlıya farzdır. Ve bunu da onun yanında, tarafında olarak yapmak icap eder…

Bugün yaşanan da küresel kapsamda Kerbela’dır. Bugün de iyiler zayıf oldukları halde ama Allah’a güvenerek direnmekte, teslim olmayı reddetmekte, Allah’tan başkasına teslimiyeti reddetmektedirler. Bu yüzden soykırıma uğramakta, bu yüzden ehli secdenin önemli bir bölümü ona karşı kılıç sallamaktadır.

Ancak şunu gösterdiler bugünkü Hüseyinler ki; zafer mümkündür. Bugün yaşanan budur ve bunu dünyaya öğretmektedirler. Öğrenilmiş çaresizliğe küresel anlamda son vermenin gerçekleştiği günlerden geçiyoruz ve dün Kerbela’da bedel ödeyenler, Kerbela’nın İslam olduğunu bilenler sırtlamış bu ağır ve kutsal yükü…

*

KÜRESEL DEVRİM

Soykırımcı Epstein cephesinin İran ve Lübnan ağırlıklı 40 günlük terör saldırıları ve soykırımları sonucu, azizlerin canları pahasına direnmeye devam etmeleri ile daha kısa süreli bir ateşkes teklif etmeleri ve müzakere başlatmaları taraflarca kabul edildi.

Teslimiyet dışında bir seçeneği kabul etmedikleri bu süre boyunca ağır saldırılar yaptılar ve nihayetinde İran’ın 10 maddelik şartları üzerinde müzakere kabul etme noktasına geldiler.

Fars Haber Ajansına dayandırılan 10 madde şu şekilde:

“İran’a ve müttefik direniş gruplarına yönelik her türlü saldırının tamamen durdurulması

ABD muharip güçlerinin bölgeden çekilmesi, üslerden İran’a yönelik herhangi bir saldırının yasaklanması ve askeri konuşlanmadan kaçınılması

Hürmüz Boğazı’ndan iki hafta süreyle, belirli kurallar ve İran denetimi altında günlük sınırlı gemi geçişine izin verilmesi (güvenli geçiş protokolü kapsamında)

Tüm birincil ve ikincil yaptırımlar ile Birleşmiş Milletler yaptırımlarının kaldırılması

İran’ın zararlarının karşılanması amacıyla yatırım ve finans fonu oluşturulması

İran’ın nükleer silah üretmeyeceğine dair taahhütte bulunması

ABD’nin İran’ın uranyum zenginleştirme hakkını kabul etmesi ve zenginleştirme seviyesine ilişkin müzakerelerin yapılması

İran’ın, kendi çıkarları doğrultusunda bölge ülkeleriyle ikili ve çok taraflı barış anlaşmalarını müzakere etmeyi kabul etmesi

Saldırmazlık ilkesinin, tüm direniş gruplarına yönelik saldırılara karşı da genişletilmesi

Tüm UAEA Yönetim Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi kararlarının sona erdirilmesi ve tüm taahhütlerin resmi bir BM kararıyla onaylanması” https://rasthaber.com/iranin-trumpa-kabul-ettirdigi-10-maddelik-planin-detaylari/

Bu büyük bir başarıdır. Bölgesel bir ateşkesi kapsıyor. Ancak henüz her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Fakat tüm bunlar; küresel düzenin Allah’tan daha güçlü olmadığını, yenilmez olmadığını, irenince zayıf olunsa bile zaferin mümkün olduğu anlamına geliyor. Umulur ki; tüm halklar bunu, görür. Mümkünü görür.

Kerbela/İslam ümmeti, 40 gün boyunca, düşmanları gibi sığınaklarda değil; meydanlarda ölüme meydan okuyarak direndi. En son toplu bir kıyım/medeniyetin yok edilmesi tehdidine karşı da bu direniş zirveye çıktı, bir milim dahi geri adım atılmadı. İran milleti ve direniş milleti bu süreçte çocuk, kadın, yaşlı, genç, Müslüman, Müslüman olmayan, muhalif, muhalif olmayan tüm kesimleri ile tüm etnikleri ile vatanlarını, onurlarını korudular ve asaletin zirvesini, rezilliğin ve zilletin en diplerde olduğu bu çağda insanlığa gösterdiler. Bu büyük bir devrim değil de nedir?

*

İran’ın üzerinde ittifak sağlanan 10 maddelik şartlarına rağmen İsrail Lübnan’a çok ağır bir saldırı gerçekleştirdi ve İsrail ve ABD tarafı Lübnan’ın ateşkese dair olmadığı şeklinde açık ve utanmazca bir yalan söyleme yoluna gidildi. (“Lübnan'da yaralılar ve cenazeler hastanelere sığmadı” https://ydh.com.tr/d/37931/lubnan-da-yaralilar-ve-cenazeler-hastanelere-si)

“Galibaf: Amerika, ateşkes anlaşmasının 3 maddesini şimdiden ihlal etti.” https://ydh.com.tr/d/37912/galibaf-amerika-ateskes-anlasmasinin-3-madde Bu yüzden bu ateşkes oldukça kırılgan…

İsrail, ABD’nin tekrar savaşa başlaması için elinden geleni yapacak ve hedeflerinin gerçekleşmediğini söyleyerek Lübnan başta olmak üzere saldırılarına devam edecek, etmek isteyecektir. https://ydh.com.tr/d/37911/netanyahu-hedeflerimiz-var-operasyonlari-surd ...

NE OLDU?

Aslında çok ciddi bir gelişme ve küresel anlamda kırılmadır yaşanan. İran, Asya’nın kapısında kale gibi durdu ve Atlantik’in Asya ve dolayısıyla Kafkasya’ya doğru başlattığı akını ve genişlemeyi parçaladı… Yaşananın ne olduğunu, stratejik anlamını, bölgesel ve küresel dizaynı ve gidişatı kökten değiştirici etkisini uzun uzun analiz etmek, irdelemek gerekli ve bunu yapanlar da elbette var. Ancak kısaca bu konuda medyaya düşen kimi yaklaşımları buraya not etmekle yetinelim.

Kim Ne Dedi?

“İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, ABD-İsrail'in İran'a dayattığı emperyal saldırgan savaşın ardından Amerika'nın İran’ın şartlarını içeren 10 maddelik bir planı kabul etmek zorunda kalarak boyun eğdiğini duyurdu.” https://ydh.com.tr/d/37868/iran-abd-ye-diz-cokturdu-iste-ateskes-s

“Emekli Korgeneral Hertling: 'Askerler, Trump'ın hukuksuz emirlerini uygulamamaya hazırlanıyor'” https://ydh.com.tr/d/37862/emekli-korgeneral-hertling-askerler-trump-in-h

“ABD’de Demokrat Senatör Chris Murphy, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikalarına yönelik son gelişmeler üzerinden çok sert açıklamalarda bulundu. Murphy, ortaya çıkan tabloyu stratejik çöküş olarak nitelendirdi.” https://rasthaber.com/abdli-senator-bu-anlasma-resmen-irana-teslimiyet/

“Lapid, yaşanan süreci “ülke tarihindeki en büyük siyasi felaketlerden biri” olarak nitelendirdi.” https://rasthaber.com/siyonist-rejim-muhalefet-lideri-yair-lapid-bu-bir-siyasi-felaket/

“Maariv: ‘Kartal Gitti Kedi Geldi’” https://rasthaber.com/maariv-kartal-gitti-kedi-geldi/

 “Sanchez, adını açıkça anmadan Trump yönetimini bir kez daha Orta Doğu’daki çatışmaları başlatmakla eleştirdi. Sanchez, “İspanya hükümeti, dünyayı ateşe verenleri sadece sonra bir kova ile geldikleri için alkışlamayacaktır” https://rasthaber.com/sanchezden-trumpa-tepki/

“Kent: ABD Savaştan Öncekinden Daha Kötü Durumda” https://rasthaber.com/kent-abd-savastan-oncekinden-daha-kotu-durumda/

“BBC: Trump’a Ateşkesin Faturası Ağır Olacak: İş İçerde Patlayacak!” https://rasthaber.com/bbc-trumpa-ateskesin-faturasi-agir-olacak-is-icerde-patlayacak/

“Price, "Eğer bu yeni durum kalıcı olursa, rejimi kilit açılardan stratejik olarak daha güçlü bir konuma getirmek için muazzam miktarda kan, servet ve itibar harcamışız demektir"”  https://ydh.com.tr/d/37877/eski-abd-disisleri-sozcusu-savas-iran-in

“İsrailli akademisyen Shaiel Ben-Ephraim, ateşkesin İsrail’de “sürpriz” ve büyük rahatsızlık yarattığını, güvenlik çevrelerinde planların “yarım” kaldığı endişesinin öne çıktığını aktardı.” https://ydh.com.tr/d/37882/ateskes-israil-de-krize-yol-acti-tam-bir

“Rusya, bu mutabakatların yalnızca iki taraflı değil, aynı zamanda bölgesel bir nitelik taşıdığını ve Lübnan’ı da kapsadığını belirtti. Moskova, müzakere sürecinin somut sonuçlar doğurmasını umut ettiğini aktardı.” https://ydh.com.tr/d/37984/moskova-dan-ateskes-destegi-lubnan-da-kapsam

“Yemen Ensarullah Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi, ateşkes ilanını İran İslam Cumhuriyeti, direniş ekseni, Müslüman halklar ve dünyadaki özgür insanlar için büyük bir zafer olarak nitelendirdi.” https://rasthaber.com/ensarullah-lideri-ateskes-ilani-iran-icin-buyuk-bir-zaferdir/

“Wall Street Journal: İran Savaşı kazandı” https://hurseda.net/dunya/273493-wall-street-journal-savasi-iran-kazandi.html

*

SONUÇ

Bu ateşkes oldukça kırılgandır. Savaşın artık biteceği anlamına gelmez. Bu ateşkesi İsrail, dayanamayacak bir duruma ve mühimmatları bitme noktasına geldiği için istemiş ve ABD de vasalları ve kimi ülkelerce teklif ettirerek onaylamıştır. “ Amerikan yetkili: İsrail’in füze önleyicileri çift haneli rakamlara geriledi” https://ydh.com.tr/d/37995/amerikan-yetkili-israil-in-fuze-onleyicileri İsrail bu ateşkesi de diğerlerinde olduğu gibi ihlal edecektir. Lübnan’ın kapsam dışında olduğunu öne sürerek yaptığı kapsamlı hava saldırısı bunun bir göstergesidir. İran kesinlikle buna izin vermeyecektir ama ilk müzakerelerin başlamasına kadar bu provokasyonu büyütmemek adına cevap vermemesi yönünde sürekli ricalar alıyor. Buna rağmen İran, Hürmüz’ü tekrar kapattı… Süreç, büyük ölçüde Pakistan tarafından yürütülmektedir…

Bu ateşkes, karşı tarafın bir kara savaşı planlama ve hazırlık yapması için kullanılabilir. Bu yönde deniz piyadelerinin hızlıca bölgeye nakli söz konusu. İran da karada da onlarla karşılaşma isteğinde. Zira pilot kurtarma hikayesinde İran, ABD uçaklarının metruk havaalanına inmelerine izin verdi ancak çıkmalarına değil. Şartlarda olduğu gibi sürenin de İran tarafından belirlenmesi, bu sürenin İran için de önemli ve gerekli olabileceğini gösteriyor. Taraflar elbette bu süreyi iyi kullanmak zorundalar.

Elbette bu maddelerin tümünün olduğu gibi kabulü bu aşamada mümkün olmayabilir. Bazılarının esnemesi veya farklı yollarla ve sürelerde gerçekleştirilmesi karara bağlanabilir. Ya da önce ki müzakere süreçlerinde olduğu gibi Emperyalist haydut soykırımcı Epstein cephesi tekrar masayı devirebilir. İsrail’in bu ateşkese bakışı savaşın sonlanmasına yönelik değildir. “İran ciddi şekilde zayıflamış olsa da hâlâ hayattadır. Bu ateşkes, rejime bir "can simidi" değil, yeteneklerinin tamamen tasfiye edilmesine giden yolda bir "iskele" işlevi gördüğü sürece meşrudur.” https://ydh.com.tr/d/37979/iran-ile-ateskes-taktiksel-basari-ve-strateji

Tüm bunlara rağmen ateşkes bir soluklanma olarak kullanılıp tekrar savaşa dönülebilir. Böyle bir durumda ne olur?

Çok büyük bir ihtimalle hiçbir stratejik sonuç değişmez. Küresel kötülük sistemi varoluşsal bir darbe almıştır, çatırdamakta ve kan kaybetmektedir…   

İYİLİK DEVRİMİ VE MÜMKÜNÜ GÖREBİLMEK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.