ASİMETRİK SAVAŞTA ZAMAN VE YIPRATMA

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran, bu savaşta diz çökme seçeneği olmadığı için yenilmedi ve Soykırımcı Epstein İttifakı ise bu saldırının sonuçlarını büyük ölçüde bildiği halde bu savaştan kaçınma seçeneğinden kurtulamadığı için saldırı başlattı. Batı siyonizmi ve siyonizmin yani küresel emperyalizmin/siyonizmin Batı Asya’da çıkarları bu süreçte örtüşüyordu ve direnişin 7 Ekim operasyonu ile bu çıkarlar/hegemonya tehlikeye girmişti. Bu örtüşmeye rağmen batı emperyalizmi bu harekata istekli değildi ancak İsrail, ABD siyonizmi, ABD üzerinde büyük bir baskı kurarak ve tüm ihtimalleri bilerek ve göze alarak, sırf İran ve direniş daha da yıpransın ve çok az bir ihtimal de olsa yenilsin diye ABD’yi bu maceraya sürükledi…

İran’ın asimetrik savaş dışında seçeneği yoktu. Hayati kozlarını oynamak ve askeri ve ekonomik sonuçları ne olursa olsun teslim olma ve karşı cepheye bir galibiyet vermenin kendisi için bir son olacağı bilinciyle her şeyi ile sahaya çıktı. Mazlumların ve iyilerin en azizi Hamaney’in kendini Hüseyince feda etmesi ile İran’ın 1979’da büyük bedeller ödeyerek gerçekleştirdiği ve yaklaşık yarım asırdır yine büyük fedakarlıklarla, zorluklar, yaptırımlar, çıkarılan iç huzursuzlara boyun eğmeden ve halkı ile birlikte büyük stratejik sabırla daha da güçlenen bu günlere getirilen, on yıllardır küresel algı mekanizmaları ile dünyadan gizlenen büyük İslam Devrimi’nin, Humeyni döneminde ki ilk canlılığından daha büyük bir enerji ile gün yüzüne çıkmasına, görünür olmasına neden oldu. İlk kez küresel ölçüde İslam’ın nasıl yüce bir din ve devrim olduğu hemen hemen her kesim ve kitleler tarafından bu denli görülmesi ve bu derece tanınması bu savaşla gerçekleşmiş oldu.

Savaşın bir şok dalgasıyla başlaması ile İran’ın bu ilk yoğun ve dayanılmaz dalgaları atlatması ve bu dalgada ayakta durmasının önemi en önemli sorundu. Bu oldu ve tüm ağır hasara rağmen, feda edilecekler edildi ve yeniden ayağa kalkıldı. İran, zamanın düşmanın aleyhine olduğu gerçekliğini dikkatli şekilde değerlendirmek ve ona göre adımlar atmak zorundaydı.

Her zamankinden daha kısa sürede toparlandı ve karşılık vermeye başladı. İran sabit olan, saldırıya uğrayan, kendi evinde olandı. Saldırganlar ise taşıma su ile değirmeni döndürmek zorunda. Bu tarz savaşların kuralıdır bu gerçeklik ve bu açıdan zaman saldırgan tarafın aleyhinedir. Zira savaşın uzaması, tedariklerin tükenmesi, sürekli yenilenmesi gerekliliği ve bu süreçleri zorlaştıran savaş koşulları bedeniyle önemli dezavantajlardandır. https://ydh.com.tr/d/40083/washington-post-abd-israil-icin-kendi-stoklar  İran, bu savaşta zamanı uzatabilme inisiyatifini eline aldı. Hem asimetrik bir yöntem ve hem de avantaj sağlayarak zamanı uzatma inisiyatifinde güçlü konuma geçmekle ilgili olan Hürmüz’de akıllı geçiş sistemi ile kontrolü sağladı ve düşmanı bu konuda odakladı. https://www.cnnturk.com/dunya/nyt-iran-abd-ve-israile-ucgen-zorlama-yapti-3424107

Bir süre sonra düşman da ablukaya abluka ile zaman faktörünü kendi lehine çevirdiği algısı oluşturmaya çalışsa da bunun gerçekleşmeyeceği artık netlik kazanmış oldu. Ayrıca hem İran’ın ablukaya ablukayı kırma hem de Babül Mendeb üzerinden de kontrollü geçiş mekanizması kurarak yeni bir hamle yapma seçenekleri var bunu da duyurmuş durumda… https://ydh.com.tr/d/40097/equinor-hurmuz-bogazi-nin-uc-ay-kapali-ka 

YIPRATMA

Zamana oynamak başlı başına önemli bir yıpratma seçeneği. Ancak diğer yöntem ise asimetrik silahlar ve karşılıklar. Güçlerin eşit olmaması asimetriyi zaten zorunlu kılmaktadır ancak asimetrik yöntem, güçlerin eşit olduğu durumlarda da önemli bir avantajdır.

İran’ın ABD’nin bölgede ki askeri üslerini vurması, enerji altyapısına karşılık bölgenin enerji altyapısını vuracağı yönündeki kararlılığı düşmanı sınırlayan önemli taktiklerdir. Böylece zaman ilerledikçe küresel anlamda enerji tedariki üzerinde ki riskler artıyor ve yakıt fiyatları artıyor. Bu da küresel kriz potansiyelini her geçen gün artırıyor. https://ydh.com.tr/d/40085/trump-bu-savastan-pacasini-kurtarmaya-cali https://ydh.com.tr/d/40090/uluslararasi-enerji-ajansi-petrol-piyasasi-ki

İran’ın diğer bir kozu ise iletişim kablolarına yönelik tehditti ve ciddiye alınmak zorunda. Bu da birçok açıdan küresel anlamda Hürmüz kadar önemli.

İran, düşman gibi uçaklar ve uçak gemileri yerine düşük maliyetli sürat tekneleri, küçük denizaltılar, büyük gemilere karşı sürü su dronları ve onların zayıf noktalarına isbetli vuruşlar yapabilen füzeler, hipersonik füzeler yaptı.

İran, f-35 gibi uçaklar yapmadı ancak onların zayıf yönlerini tespit edebildi ve onları düşürme yeteneği kazandı. Hipersonik füzeler, düşman uçak gemilerinin yaklaşık 1500 km’den daha fazla İran’a yaklaşmasını engelleyen önemli faktör oldu.

Öte yandan Lübnan direnişinin fiberoptik dronları ile İsrail’e karşı yürüttüğü yıpratma savaşı ordunun dağılmasını bile gündeme taşıyabilen etkilere neden olmuş durumda.

ÇIKIŞI KİM, NEDEN İSTEMİYOR?

Aslında tüm gözlemciler ve uzmanlar, bu savaşın galibini ve çıkış yolunu çeşitli zamanlarda ve çeşitli şekillerde dile getiriyor. Ancak, savaşı kaybettiği halde mutlak galip gibi davranan bu şekilde bir anlaşma talep etmeye devam eden ABD’nin tavrı, çıkışı şiddetle arzulayan ABD’nin işi sonlandırmasını   engelliyor.

Bu çelişkinin nedeni nedir?

Bunların tümden yaklaşan ABD seçimleri, Trump ve çevresinin bu süreci manipüle ederek borsa ve diğer piyasalardan kar elde etme operasyonları veya yenilgiyi hazmedememekle ilgili olduğunu düşünmüyorum. Eğer öyle olsaydı, falan filan dandik ülke rica etti ben de şe bu saldırıyı erteledim gibi yalanlardan birini daha uydurarak ve orta bir yol izleyerek savaşı sonlandırması mümkün. Ama bunu yapmıyor. Hem uzlaşmaya hem de sahada ki gerçekliği kabul etmeye; hem savaşmaya hem de müzakerelerin gerçekliğe uygun olmasına yanaşmıyor.

Bu durumun en önemli nedeninin İsrail ve ABD Siyonistlerinin ‘biraz daha’ ısrarından kaynaklandığını tahmin ediyorum. https://ydh.com.tr/d/40085/trump-bu-savastan-pacasini-kurtarmaya-cali

Bölgede savaş sonrası oluşacak düzen ve bu düzenin hem bölgesel hem küresel güçlü artçıları artık oldukça somutlaşıyor. Siyonizm ve Emperyalizm sadece lokal bir savaşı değil, bölgesel ve küresel bir sitemi, bir bölgeyi, geniş ve on yıllardır örülen bir düzeni yani küresel liderliğini, küresel hegemonyayı kaybediyor ve kaybetmekten başka seçeneği yok.

 7 Ekim ile başlayan ce İran savaşıyla gerçekliğe dönüşen budur. Artık normalleşmeler İsrail ve ABD ile değil; İran ve bileşenleri ile yapılacaktır ve bölge gerçek anlamda yani yabancıların ve işgalcilerin olmadığı bir satıhta ve şekilde normalleşecektir. https://rasthaber.com/suudi-medyasi-abd-iran-arasinda-imzalanmasi-beklenen-anlasmanin-taslagini-yayinladi/ https://rasthaber.com/abdnin-bati-asyada-yeri-yok/

‘BÖLGE DIŞI’

Tüm bu durumlara rağmen İran, en kötü seçeneklere göre tedbirli ve elleri tetikte. “Tahran geçici cuma hatibi Ayetullah Muhammed Cevad Hac Ali Ekberi, cuma hutbesinde askeri ve diplomatik mesajlar vererek, düşmanların aptalca bir adım atması halinde bölge dışı bir savaşla ve tahmin dahi edemedikleri yeni füzelerle karşılaşacaklarını bildirmesi dikkat çekici. Burada dikkat çekici olan sadece yeni silahlar değil; bölge dışı kavramı...” https://ydh.com.tr/d/40103/tahran-cuma-hatibi-ekberi-aptalca-bir-adim-atars Bu tarz açıklamaların ilkinin bu olmadığını da belirterek bu bahsi kapatalım.

Yeni düzen ve olası gelişmeler bağlamında Mayıs içinde önce Arakçi, ardından Trump ve küresel Siyonist şirketler ve son olarak özellikle de Putin’in oldukça kapsamlı Çin ziyaretleri dikkate değerdir. Bu üç önemli ziyaret ve üçünün de Çin’e yapılması, iyi irdelenmeli ve önümüzde ki sürecin ve küresel düzenin ipuçlarını barındırdığı bilinmelidir.

Rabbim, hala da mazlumların kurban edildiği ve soykırım karşısında uğursuz küresel bir suskunluğun hüküm sürdüğü ancak iyilere de ışığın iyice belirginleştiği bu bayramı gerçek bayram kılsın. Bu bağlamda yaklaşan Kurban Bayramınızı şimdiden kutlar, mazlumların kurtuluşuna vesile olmasını Allah’tan dilerim. 

ASİMETRİK SAVAŞTA ZAMAN VE YIPRATMA

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.