SON ÇEYREK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yapılan anlaşmalara uymayarak ve garanti edildiği halde tünellerden çıkmalarına imkan tanınmayan ve uzun açlık sonucu şehid olan Kassam mücahidlerine Allah’tan rahmet dilerim. Garantörler bunu garanti etmişti dönüp bakmadılar, sustular, görmediler. Biz gördük ve şahid olduk. Not aldık, yüreğimizin bir köşesine bir yara olarak…

*

Soykırımcı Epstein Cephesi güç yetiremediği İslam ümmeti, yani direniş cephesini her yönden baskı altına almaya çalışıyor. Bölgede ki ana cepheler İran, Irak, Suriye, Filistin, Lübnan ve Yemen. Yemen ve Lübnan İran ve Filistin’den sonra en önemli cepheler.

Yemen Cephesi İran Cephesine benziyor. İran, direkt İsrail ile Yemen ise bir yandan İsrail ile ama benzerlik anlamında Suudi denen İsrail ile savaşmakta.

Tüm önemli bölge ülkeleri artık safını belli etmiş ve konumlanmış durumda. Daha önce muğlak cevaplar verilen soruların cevapları netleşti. Herkesin safı belli. Sorulardan biri Türkiye ile İran direkt karşılaşır mı? Suriye’de dolaylı bir şekilde İran’ın karşısına çıkan Türkiye, Gazze’de İsrail’e karşı konumlanmayarak ve Yemen’de de tekrar İsrail ile aynı cephede direnişe ve Yemen Kurtuluş Savaşına karşı saf tutarak; bu sorunun cevabını da hiç arzu edilmese de ‘evet’ olarak netleştirmiş oldu…

Türkiye yöneticilerini bu karara ve tutuma sürükleyen veya istekleri ile değilse mecbur eden nedir, Epstein cephesinin elinde bu konuda bir koz, bir şantaj aracı var mı, bilemeyiz…

Mekke Anlaşması’nın da tamamen Epstein cephesi prodüksiyonu olduğu netleşti ve bu durum artık bilindiği halde sosyal medyada yoğun bir halk rızasızlığı/rahatsızlığı olmasına rağmen meclise sunulabildi. Büyük ihtimalle meclisten geçecek de…

Oysa halkımız ne Mehmetçiğin ne de evlatlarının, Suudi ve İsrail sapkınları için Yemen’in kurtuluş savaşını engelleyen bir cephede olma utancını yüklenerek lekelenmesini istemiyor. Türkümüzü yani Yemen Türküsü’ nü kirletmek istemiyor. Ama yine de bu yönde bu hırsın, bu ısrarın, bu zorlamanın nedenini henüz tam olarak bilmiyor bu millet…

 Bu konumlanmalar aslında insanlık suçu niteliğindedir. Zira soykırıma katkısı olan her konumlanma, her değere ve her öğretiye göre suçtur. Haksız olduğunda gücün ve güçlünün, zalim ve zorbanın askeri olmak ve mazlumlara yapılan suça ortak olmak suçtur…

SON PERDE

Final, işin doğası gereğidir. Yarım kalamaz bir savaş. İster seçimlerden önce veya ister sonra. https://thecradle.co/articles/the-shadow-of-a-new-war-looms-as-iran-prepares-for-the-worst

Soykırımcı Epstein cephesi son ve önemli bazı kararlar verme aşamasındalar, çaresizler. Yenildiler. https://ydh.com.tr/d/46288/the-atlantic-trump-ekonomik-baskidan-sonuc-ala

Son defa sıcak bir karşılaşmaya çaresizce girişebilirler. İran’ın ve direnişin vereceği cevaplar hakkında fazla fikirleri yok. Hamas’ın son El Halil’de ki eylemi bir güçlenme ve yeniden toparlanmaya işarettir. Hizbullah’ın bu uzun sessizliği ve stratejik sabrı da. Büyük bir finale, son çeyreğe hazırlık var gibi.

Yemen de uzun süre sessiz kaldıktan sonra son perdeyi açtı ve neler olduğunu görüyoruz. Soykırımcı Epstein cephesinin artık ne marabaları ne de kendileri bir çözüm üretemiyor, Yemen’in kurtuluş savaşını engelleyemiyorlar. Her taraftan tüm teröristler, tüm destekçi ordular, İsrail ve ABD subaylarının hareket odalarından yönettiği savaşa asker olarak İsrail’e asker olarak Suudi ailesini/Suudi siyonizmini korumaya koşuyor ama nafile, zafer yakındır. Aden’den sonra atılacak adımların, yani Suudi’yi tümden ortadan kaldırma seçeneğinin gerçekleştirilmesi kısmının pratiğe geçirilip geçirilmeyeceğini Soykırımcı Epstein Cephesi’nin tutumu belirleyecek. https://ydh.com.tr/d/46282/israil-guvenlik-degerlendirmeleri-husiler-cid   https://ydh.com.tr/d/46252/haber

ENSARULLAH VE SUUDİLER

Aslında Yemen olayı yeni değil. İşgal çok daha önceleri başlamıştı. Hem bu işgalin hem de Suudi siyonizmini desteklemeye dönük birlikteliklerin ve çabaların niteliğine dair bu yazı oldukça aydınlatıcı ip uçları barındırıyor:

“Yemen, onlarca yıldır, Suudi Arabistan’ın siyasi ve askeri müdahale alanı olageldi. Suudiler, 1934’te Yemen’in Asir, Necran ve Cizan vilayetlerini ele geçirdiğinden beri güney komşusuna hep güvenlik penceresinden bakıyor. 2014’te başkent Sana, İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin eline geçince Suud’un feleği şaştı. Yemen nüfusunun yüzde 85’ini barındıran vilayetleri elinde tutan Ensarullah aynı zamanda İsrail ve ABD’nin düşmanı. Haliyle üç ülke burada çakışıyor. İtiraf etsinler ya da etmesinler Yemen üçünün ortak kavgası. Bu bir eksenler savaşı.” https://qoshe.com/evrensel/fehim-tastekin/yemen-savasinin-gizlenemeyen-ortaklari/189364625

Önce zihinlerde şeytanlaştırdılar ki, bu kokusu ve kirliliği dayanılmaz suçun ve ihanetin sürdürülebilmesi zemini oluşsun diye. Yine de bu yönteme devam ediyorlar çaresiz ama tüm maskeler düştü Yemen tüm iyilerin vicdanlarında artık iyilerden. Bu anlaşıldı. Yemen küresel anlamda iyi ve meşrudur artık. https://ydh.com.tr/makale/700/yemenliyi-once-zihinlerde-oldurmek

Ve kim di ki Yemen? Nasıl olurdu da bu yalın ayaklı çöl insanları uzay çağında uydu sahiplerini, Epstein medeniyetini, ağır silahları olan, teknolojileri olan, NATO’ları, İsrail’leri olan, soykırımcıları olan bu şeytani İmparatorluğu yenebilir, onlara karşı devrim gerçekleştirebilir ve kazanmak üzere olan kurtuluş savaşı başlatabilirdi ki? https://ydh.com.tr/makale/703/yalin-ayaklilarin-devrimi

Ne istiyorlardı bunlar, bunlara kim ne yapmıştı ki? Niye hiç duymadık, hiç görmedik?

Nereden çıktılar ki durup dururken? Durup dururken mi?...

Bunu da bir Yemenli söylesin:

“Bazı insanlar gerçek durumu bilmeden ya da anlamadan konuşuyor...

Yemen 2015'ten beri savaşta, muazzam acılar ve ağır bombardımanlara katlanıyor. Biz sadece günler değil, aylar boyu elektriksiz, benzinsiz, gazsız yaşadık.

Bomba her gün üzerimize yağdı. Havalimanlarımız ve limanlarımız kapatıldı. Her taraftan saldırıya uğradık. İnanılmaz zor zamanlar yaşadık.

Şükürler olsun ki Tanrı'ya, her şeye dayanabildik. Savaşa, çatışmalara ve bombardımana uyum sağladık. Savaşın kendisi, kuşatmadan daha az zorluk haline geldi. Kuşatma ne kadar uzarsa durumumuz o kadar zorlaştı. Her geçen yıl, öncekinden daha zordu. Sonra bir ateşkes ve müzakereler oldu, kuşatma biraz hafifledi... bitmedi, sadece azaldı.

Bir yıl geçmeden Gazze'deki olaylar başladı. Yaralarımız hâlâ tazeyken, iyileşmeye bile başlamamıştık ki İsrail, Amerika ve Britanya ile savaşa girdik. Bombardıman yeniden başladı ve dahası, kuşatma şiddetlenerek devam etti.

Muazzam acılar. Büyük bir savaş, boğucu bir kuşatma, durumumuz birikmiş acılar, sorunlar ve korkunç insani kriz nedeniyle kıskanılası değil.

Biz, en çok soluklanmaya, dinlenmeye, barışa ve yaralarımızı sarmaya zaman ihtiyacı duyan halkız. En çok ezilen, muazzam acılar çekmiş bir halkız. Savaşı en az isteyen ve sorunlardan, çatışmalardan ya da savaşlardan kaçınmak için en çok çaba gösteren halkız.

Suudi Arabistan'la bu savaşı isteyerek yapmıyoruz, mecbur kaldığımız için yapıyoruz. Başka seçeneğimiz olmadığı için zorunda kalıyoruz. Dünya, hastalıktan ve yoksulluktan ölmemizi izlemeye devam edecek. Kimse bize acımayacak ve acısalar bile bize yardım etmeye güçsüz kalacaklar.

...

Bu savaş, irademize rağmen bize dayatıldı. Bu savaş, üzerimize reva görülen adaletsizliği ve acıyı sona erdirmenin tek umudumuz. Yarım önlemleri kabul etmeyeceğiz, hiçbir ateşkesi kabul etmeyeceğiz, kuşatma altında ölerek geçecek bir barışı kabul etmeyeceğiz...

Bizim için kolay bir yol yok. Ya savaşma ve fedakârlık yolu, haklarımızı ve özgürlüğümüzü geri aldığımız yol; ya da kuşatma ve açlık yolu, düşmanımızın merhametini beklerken yavaş yavaş öldüğümüz yol.” https://x.com/Ahmed_yemen_new/status/2113491018758959493

Bu savaş ve yaklaşmakta olan final küresel değişimleri daha net şekillendirecek. https://rasthaber.com/iran-ve-yemen-savasi-bolgenin-ve-dunyanin-gelecegini-belirleyecek/ Rabbim tüm direnişe/yani İslam ümmetine, yaşanmakta olan kurtuluş savaşında zafer ihsan etsin; Siyonistlere, ve onların münafık destekçilerine ve İsrail’e asker olan tüm Soykırımcı Epstein cephesinin terörist suçlularına geri dönülmez bir yenilgi ve hezimet göstersin.

Selam ve dua ile. 

SON ÇEYREK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.