BAYRAMDAN GERİYE TATİL KALDI...

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Eskiden bayram sabahlarının kendine has bir heyecanı vardı. Ailenin fertleri farklı evlerde yaşıyor olsa bile bayram sabahı mutlaka bir araya gelirdi. Gün daha yeni ağarırken evlerde bir telaş başlar, herkes en temiz elbiselerini giyer, büyüklerin ellerini öpmek için sıraya girerdi. Bayramlaşma yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda aile bağlarını tazeleyen bir gönül buluşmasıydı.

Bayramın ilk saatlerinden itibaren ziyaretler başlardı. Büyüklerden başlanarak akrabalar, komşular ve dostlar dolaşılırdı. Her kapı çalındığında yüzlerde tebessüm, dillerde güzel sözler olurdu. Bayramın en önemli buluşması ise çoğu zaman bayram sabahı kurulan o meşhur "Bayram Sofrası' idi. Bu sofranın çok önemli bir detayı vardı: O sofraya kimse davet edilmezdi, herkes zaten o sofranın doğal misafiriydi. Çünkü o sofranın sahibi bir kişi değil, bütün aileydi. Herkes aynı sofrada buluşurdu. O sofrada yalnızca yemek yenmezdi; küslükler biter, kırgınlıklar unutulur, aile olmanın sıcaklığı yeniden hissedilirdi. Hele de çocuklar için bayram ayrı bir dünyaydı. Yeni ayakkabılar, ceplerde şekerler, büyüklerden alınan harçlıklar… Ama asıl mutluluk, kalabalık evlerde koşuşturmak, kahkahalar arasında geçirilen o saatlerdi.

Bugün ise bayram kelimesi birçok insanın zihninde başka bir anlam çağrıştırıyor. Bayram denince akla ilk gelen şey çoğu zaman ziyaret değil, tatil oluyor. İnsanlar bayram yaklaşırken akrabalarını nasıl ziyaret edeceklerini değil, nereye tatile gideceklerini planlıyor. Oteller doluyor, yollar kalabalıklaşıyor; fakat birçok evin kapısı hiç çalınmıyor.

Elbette insanların dinlenmeye, seyahat etmeye ihtiyacı vardır. Ancak bayramı sıradan bir tatil gününe dönüştürmek, onun ruhunu yavaş yavaş kaybetmemize neden oluyor. Çünkü bayramın özü uzaklaşmak değil, yakınlaşmaktır. Bayram, insanların birbirine yaklaşması, gönüllerin buluşması için vardır.

Bayramlar tatil günleri olabilir; fakat her tatil bayram değildir. Bayramı bayram yapan şey, insanların birbirinin kapısını çalması, büyüklerin ellerini öpmesi, küçüklerin sevindirilmesidir.

Belki de bugün cevaba muhtaç asıl  soru şudur: Bayramları gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece tatilini mi yapıyoruz? Çünkü bayram, gidilecek bir yer değil; yaşatılması gereken bir değerdir.

Afiyette kalın

BAYRAMDAN GERİYE TATİL KALDI...

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.