SINAVA GİDERKEN…

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz cumartesi sabahı, ülke genelinde binlerce genç önemli bir sınav için yollara düştü. Bizim evde de benzer bir heyecan vardı. Kızım sınava girecekti. Sabah namazından sonra hazırlanıyor, son kontrollerini yapıyor, belli ki içinde tatlı bir telaş taşıyordu. O an rahmetli babamın yıllar önce söylediği bir sözü hatırladım ve ona da aktardım: "Sınavlara giderken, bayrama veya düğüne gider gibi gidin."

Allah babama rahmet eylesin. Vefatının üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen, hâlâ yol göstermeye devam ediyor. İnsan bazen anne ve babasının kıymetini, onların sözlerinin derinliğini yıllar sonra daha iyi anlıyor. Bir ömürlük tecrübeyle söylenmiş birkaç cümle, yeri geldiğinde sayfalarca nasihatten daha etkili olabiliyor. İlk duyulduğunda bu söz biraz şaşırtıcı gelebilir. Çünkü toplum olarak sınavları çoğu zaman hayat memat meselesi haline getiriyoruz. Sınava girecek çocuklardan çok, anne babalar, akrabalar ve çevre heyecanlanıyor. Gençlerin omuzlarına bazen taşıyamayacakları kadar ağır yükler bırakıyoruz. Oysa rahmetli babamın bu sözü, sınavın önemini küçümsemek için değil; sınavı korkulacak bir felaket gibi görmemek içindi.

Bayrama giderken insanın içinde umut vardır. Düğüne giderken mutluluk ve heyecan vardır. İnsan güzel bir kıyafet giyer, yüzüne tebessüm yerleşir ve güzel şeylerle karşılaşmayı bekler. Sınava da böyle bir ruh haliyle gitmek gerekir. Çünkü korku, kaygı ve panik insanın bilgisini artırmaz. Tam tersine, sahip olduğu bilgiyi kullanmasını zorlaştırır. Bugün gençler sadece sınav sorularıyla değil, beklentilerle de mücadele ediyor. "Ya kazanamazsam?", "Ya istediğim puanı alamazsam?" düşünceleri daha sınava başlamadan onları yoruyor. Halbuki bir sınav, insanın değerini ölçen bir terazi değildir. Bir sınav sonucu, bir gencin karakterini, ahlakını, yeteneklerini ve gelecekte başarabileceklerini tam olarak belirleyemez. Elbette çalışmak gerekir. Emek vermek gerekir. Sorumluluk sahibi olmak gerekir. Ancak sonuç ne olursa olsun, insanın huzurunu ve özgüvenini kaybetmemesi de gerekir. Belki de bu yüzden rahmetli babamın sözü yıllar geçse de anlamını koruyor: 

"Sınavlara giderken, bayrama veya düğüne gider gibi gidin…" 

Çünkü bayrama giden insan umut taşır. Düğüne giden insan sevinç taşır. Umut ve sevinç ise insanın yolunu aydınlatan en güzel azıktır.

Bu vesileyle YGS sınavına giren ve gelecek hafta YKS sınavına girecek olan bütün gençlerimize muvaffakiyetler diliyorum. Sonuç ne olursa olsun, verdikleri emek takdire değerdir. Unutmayalım ki hayat, tek bir sınavdan çok daha büyüktür. Bazen yıllar sonra dönüp baktığımızda, bize yön veren şeylerin sınav sonuçları değil; büyüklerimizin gönlümüze bıraktığı hikmetli sözler olduğunu görürüz. Ben de kızımı sınava uğurlarken bunu bir kez daha hissettim.

Nur içinde yatsın babam... Vefatından yıllar sonra bile olsa,   bizlere yol göstermeye devam ediyor. Geride bırakılan en değerli miras da belki budur: İnsanların hayatına ışık tutmaya devam eden güzel sözler ve güzel izler bırakabilmek...

Afiyette kalın.

SINAVA GİDERKEN…

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.