Allah kendisine mülk/saltanat verdi diye(şımarıp), Rabbi hakkında İbrahim ile tartışan (Nemrud)’u görmedin mi? Hani İbrahim dedi ki: “Rabbim hayat veren ve öldürendir.” Dedi ki” “Ben de hayat verir ve öldürürüm.” İbrahim dedi ki: “Şüphesiz ALLAH, güneşi doğudan getiriyor, haydi sen de onu batıdan getir!” Bunun üzerine (Kâfir olan Nemrud) şaşırıp kaldı. ALLAH, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Bakara/258 )
Bu ayeti kerimeyle ilgili kısa bir açıklama: “Hz. İbrahim ile münakaşa edenin Nemrud olduğu rivayet edildiği gibi; bazı müfessirler de, bu kıssanın Hz.İbrahim Mısıra hicret ettiği zaman vuku bulduğunu, “hayat veren ve öldüren benim” diyenin Firavun olduğunu söylemişlerdir. Aslında burada mühim olan Hz. İbrahim’e verilen mucizedir ki Kur’an’da ona sözle hasmı mağlup etme manasına gelen “HÜCCET” denmiştir. Hz. İbrahim, bu hüccet ile tüm hasımlarını yenmeyi başarmış ve yüce ALLAH onu Halil (dost) edinmiştir…
Evet, “HÜCCET” karşısında mağlup olduğunu anlayan Nemrut; adeta intikam almak adına, Hz. İbrahim’i ateşe atmaya karar verir. Rivayetlere göre, kocaman bir ateşin yakılması için dağlardan günlerce odun taşıttı. Gariptir ki hangi hayvanın sırtına odun yükledilerse; hiçbir hayvan İbrâhim (a.s)'in atılacağı ateşin odunlarını sırtlarında zıplayarak taşımamakta ısrar edip sağa sola saçtılar. Katır İsimli hayvan bunu yüklenmeyi kabul ettiği için de, zürriyetsiz kalmaya mahkûm oldu. Katır'ın merkep ile atın birleşmesinden doğan hayvanın adı olduğu bilinmelidir!
Derken ateş yakıldı ve Hz. İbrahim (a.s), üzerinden kuşların dahi uçamayacağı o ateşe atıldı. Yüce kattan: “Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” gelen ferman-ı ilahi ile ateş sönüp gülistana dönüştü. Şimdi, Ceddül Enbiya olan Hz. İbrahim (a.s)’ın Hanif dini olan İslam’a ve onun son elçisi Hz. Muhammed (s.a.v)’in yolunda olduğunu iddia edenlerin yapacakları şey; bu çağda yaşayan ve sayıları bir hayli kabarık olan Modern çağın Nemrud ’ları tarafından, İbrahimiler için yakılan ateşe odun taşımamaları ve onu söndürmek için gayret sarf etmeleridir. Peki, bu nasıl olur diye sorulsa? Yaşadığımız modern dünyada, artık eskiden olduğu gibi; birilerinin insanların karşısına çıkıp da; Firavun ve Nemrud gibi ilahlık taslayarak (Haşa) ben sizin rabbinizim deme devri kapanmıştır!... Ancak! Modern çağın Nemrud ve Firavunları, bu gün icat etmiş oldukları şeytani ideolojilerle; önce insanların bilinç altlarına nüfuz etmekle inançlarını zehirlerler, bunu başarınca, daha sonra da onları kendilerine kul ve köle etmekle bağımlı hale getirirler.
Ve böylece, Nemrud ’un küfür saltanatı kaldığı yerden devam etmeye başlar! Hal böyle olunca, Nemrud ‘un ateşine odun taşıyan iki ayaklı katırların sayısı da günden güne artmaya devam eder… İnsanların inançlarını ve varlık sebeplerini zehirleyen modern ideoloji ve ideologların; günümüzde azami derecede birçok kesim tarafından kabul görmesi; çağdaş Nemrutların hala İbrahimilere kastettiklerinin sonucudur! Özellikle İslam coğrafyasında, Müslümanların sülbünden dünyaya gelen nesillerin hararetle savundukları; Kapitalizm, Sosyalizm, Demokrasi, Kemaşlizm ve Liberalizm gibi ideolojik ve modern hurafe yığınları; Nemrud ‘un ateşine odun taşımaktan başka nedir ki? İmtihan salonu olan dünyaya gönderilmek üzere, Yüce Rabbimiz; insan neslini, yaratıp çoğalttı ve kendisine kitaplar ve peygamberler gönderdi ki yolunu şaşırmasınlar diye… Fakat İnsanların bir kısmı hür iradeleriyle inandı, diğer bir kısmı ise inkâr etti…Böylece insanlar arasında, iki zıt kutup olarak; hak ile batılın mücadelesi sürüp geldi ta bu günlere kadar ve kıyamette dek devam edecek…
Bidayette böyle başladı, nihayete kadar da böyle devam edecektir. İnsan durduğu yeri ve safı belirlemeli ve durduğu yerin doğru mu yanlış mı olduğuna bakmalı ve ona azami derecede dikkat etmelidir. İnsan ya Hz. İbrahim (a.s)’in safında durup, tercihini haktan yana koyacak, ya da Nemrut’tan yana koyup bir ömür boyu odun taşıyan katır misali kalacaktır! Mesele bu kadar basittir. Maalesef yaşadığımız toplumlara bakıldığında, bir kısım insanlar bedenleriyle kıbleye yönelirken; konuşurken kalplerinin Moskova’ya veya Washington’a bağlı olduğu görülmektedir. Hal böyle olunca, bu tür inanç arızalarıyla bir araya gelip yığınlar oluşturanların; odun taşıyan !……?'dan hiçbir farkları kalmıyor haliyle. Ne ki, katır'dan murat bir misaldir, zira o günahsız bir hayvandır ve onun için cennet veya cehennem söz konusu bile değildir.
Ancak insan için, hem hesap kitap, hem Cennet hem de Cehennem vardır… Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, iletişim ve ulaşımın kolaylaştığı asrımızda; birçok şeyin insan nefsine ve şehvetine doğrudan hitap edip okşadığını görmezden gelemeyiz. Çünkü hedefinde, insanı dünyevileştirmek, şeytana zebun, şehvete köle yapmaktan başka gayesi olmayan icatların; sunmuş olduğu yolların çoğunun manevi anlamda ölüm saçmakta olduğu bir gerçek… Onun için zamane insanının dünyevileşmesiyle birlikte, gölgeden adamların el üstünde tutulup; Hakkı savunanların dışlandığı bir dünyada; İslam’dan başka hayat nizamı tanımayan Müslümanların, azalıp, her bir yola oturmuş olan insi ve cinni şeytanların çok olduğunu hiçbir zaman unutmamaları gerekmektedir… Günümüzün en büyük Nemrutların başında, Netenyaduizm ve Trump zaliminin çektiğini unutmayalım... Rabbim, Cümle Müslümanları, günümüzün modern Nemrutlarının yaktıkları fitne, ateşinden muhafaza eylesin!... Vesselâm.