RAMAZAN AYI BİR MEDRESEDİR!

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ramazan ayı bir medresedir, bu medresenin müfredatının ilk dersleri; inanmak, takva, tezkiye, ihsan, infak; son dersi ise olgunlaşıp mezun olmayı hak etmektir. 

Ramazan ayı boyunca, Ramazan ayı bağlamında, ümmet coğrafyasında cereyan eden hadiseler dışında; her hangi bir konu hakkında, zaruret olmadıkça, yazı yazmamayı düşünüyorum… İnşallah, başka, konularla ilgili her hangi bir mevzuya değinme gereği duymam da, Aziz Ramazan ayında, gönül dostlarımızla; Alem-i İslâm topraklarındaki dertleri de tahayyül ederek; Oruç ayı, tezkiye ayı, sabır ayı, şükür ve fikir ayı; zikir ve tefekkür ayı aziz Ramazan hakkında hasbihal etmiş oluruz… 

Evvela, Ramazan ayının gelmesi veya gelmemesi, kendilerini alakadar etmeyenlere bir de çift sözümüz vardır: “Lütfen oruç tutup tutmamanız, inanıp inanmamanız, kabul edip etmemeniz sizin kendi tercihinizdir ve ebedi âlemde amellerinizin hesabını verecek olan da siz olacaksınız… Bu aziz ayda, Oruçlu olan Müslümanların yanında ve aleni ortamlarda, yemek yemek, su içmek gibi, oruçlu olanları manen incitecek olan hal, hareket ve davranışlardan; “öncelikle yüce ALLAH’TAN daha sonra da onun kullarından hayâ hicab edip sakınasınız… 

Ramazan ayını, dört gözle bekleyip ve onun için hazırlıklar yapan tüm Müslüman kardeşlerimize; daha nice hayırlı, bereketli, huzurlu, savaşsız, korkusuz, kâbussuz, zulüm’süz, sevinç içerisinde hakkını eda edecekleri nice Ramazan aylarını idrak etmelerini temenni ederiz.

 Evet, Şehr-i Ramazan; Mümin kullar için, gerçekten bir medrese mesabesindedir. Zira, gündüzleri Saim, geceleri kaim, tefekkürleri daim olan ulu ruhların; böyle mübarek iklimlerde, nefislerini tezkiye etmekle, tüm süfli ve adi vesveselerden ruhunu ve nefsini kurtarıp, ulvi ve kemalat makamına yükselme fırsatı elde etmiş olurlar… Çünkü, Müminler yüce Rablerinin: “Ey iman edenler! Sizden önceki ümmetlere oruç farz kılındığı gibi sizlere de farz kılındı. Ta ki takvaya ulaşasınız.” (Bakara/183) yüce fermanına can-u gönülden iman ettikleri için, Aziz Ramazan ayını, arınma ve temizlenmek için bir fırsat olarak görür ve inanırlar… Evet, Ramazan ayı bir medresedir. Hem öyle birmedresedir ki, onun manevi ikliminin öğreticilik müfredatında; kulluk için en nadide dersler ve hayati konular bulunmaktadır… Şekvadan uzak, tarz ve moda saçmalıklarına inat; Takva, farz ve hesap günü, bilinciyle, bu kutlu zaman dilimlerini, hayatlarının her anına, her alanına taşıyan Müminler; mana dolu soluklarla kamil insan olma özelliklerine ulaşabilirler!...

Ramazan medresesinde, hayatı ve hayat ötesini kendilerine şiar edinenler; en iyi derecelerle taltif olunacaklarına dair, Rahmanın ayetleri ve Resul (s.a.v)’un hadisleriyle nice müjdeler verilmektedir. Hem öyle müjdeler ki, zira yüce Rabbimiz: “Orucu sizin takvaya erişmeniz için; sizden önceki Müslümanlara farz kıldığımız gibi, onu size de farz kıldık ki, temizlenesiniz buyurmaktadır… Her Müslümanın inancında, Allah’ın emrettiklerinin tümü; bir adet, gelenek ya da tarz değil; aksine farz-ı ayn’dırlar ve tehir kabul etmez harfiyen uygulanmaları istenmektedir. 

Ramazan günleri boyunca, açık olan lokanta ve benzeri gibi mekân sahiplerinin; insanları yemeye içemeye davet etmeleri, İslam’a göre hem münasebetsiz hareketlerdir, hem de insani hiçbir değeri yoktur… Zira onlar, her saniyesi bile kullar için birer fırsatlar yumağı olan Ramazan günlerinde; para kazanmak,, adına hem ahiretteki hesaplarını kabartıyorlar, hem de bu tür geçici dünyevi menfaat uğruna ebedi hayatlarını karartmaktadırlar.

Hâlbuki insan, hesabını veremeyeceği ve çocukları dahi ihtiyarlatan o çetin günde; kendilerine çok elim bir davetiye çıkardıklarını bilmeleri gerekmektedir. Keşke bilseler! 

Evet, Aziz Ramazan medresesinin, imanlı öğrencileri için, bakın nasıl müjdeler vardır: “ Muhbir-i Sadık bilgi ve anlayış rehberi Hz.Muhammed (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Âdemoğlunun bütün amelleri bire on katından yedi yüz katına kadar katlanır. Allah’ ü Teâlâ buyurdu ki: “Ancak oruç müstesnadır. O sadece benim içindir. Ve mükâfatını da ancak ben veririm. Zira o (kulum) yemesini, içmesini ve şehvetini (nefsani arzu ve isteklerini) sadece benim için terk ediyor.” (Ettac/Oruç) Rabbim cümle Müslümanları ve cümlemizi, bu müjdeyi hak eden kullarından eylesin… Rü’yeti hilal ile takvim hesabı birbirini tutarsa şayet; Çarşambayı Perşembeye bağlayan gece ilk teravih namazı, ilk sahur ve ertesinde Ramazanın ilk orucunu tutup ilk iftarını edeceğiz inşallah… Tuttuğumuz orucun da bizi tutması ve arındırması niyazıyla… Aziz Ramazan medresesi hayırlı, bereketli ve ebedi müjdelerle dolu olmasını niyaz ediyorum… Vesselam.

RAMAZAN AYI BİR MEDRESEDİR!

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.