AHLAKİ KİRLİLİK

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsanlık tarihi boyunca, toplumların yıkılışı/helak olma sebeplerinin başında; o toplumda ahlaksızlığın yaygın hale gelmesinden dolayıdır... Umuma şamil olarak gelen ilahi bela ve felaketler de, o toplumda yaşayan iyilerin (!) ne kadar iyilerse artık; kötülüğü meslek haline getirenleri uyarmamaları ve onlarla oturup kalkmalarından kaynaklanmıştır. Değişen bir şeyin olmadığı, günümüz modern çağın insanı da; çoğunluk olarak, aynı çizgiyi devam etmekte/ettirmektedir. Dolayısıyla, ahlakın terk edildiği toplumlarda; iyiliğe dair ne varsa, kötülerin hedef tahtası haline gelir/gelmeye de devam edyor. Tıpkı Lut (a.s)'ın azgın ve sapık kavminin yaptıkları gibi. Nitekim ülkemizde aynı inanç ve düşünceye sahip, sayıları yüz binleri bulan oluşum, dernek ve kuruluşlar vardır. Uzağa gitmeye pek gerek yok aslında.

Lut kavmi, yaygın fuhuş, eşcinsellik ve cinsi sapkınlıkların toplumda kural haline gelmesi, şehri ziyaret eden misafirlere tecavüz edilmesi, yol kesme, soygun ve kötülükten vazgeçmeleri için kendilerini uyaran Hz. Lut’u tehdit etmeleri nedeniyle helak edilmiştir. (A'raf 80 ve 84 ayetlere bkz.)

Kur'ân-ı Kerim

göre; Lut kavmini felakete sürükleyen temel unsurlar şöyle sıralanmaktadır:

Kavim, tarihte erkek erkeğe cinsel ilişkinin ilk görüldüğü ve bunu normalleştiren topluluk olarak kabul edilir.

Hz. Lut'un evine gelen melekleri insan suretinde gören kavim erkekleri, çirkin arzularını tatmin etmek için eve saldırmış ve Lut peygamberin uyarılarını reddetmiştir. 

Ahlaki Yozlaşma ve Zorbalık: Toplumda aile içi istismar, akrabalar arası zorla ilişkiler ve aile kurumunu zedeleyen her türlü ahlaksızlık sıradanlaşmıştı. Günümüzde, lgpt ve benzeri sapık oluşumların yapıp savunduklarını bu gün hepimizin malumu. Hatta bir çoğu, resmiyet(dernek vb) kazanmıştır bile 

Doğru yola davet eden Peygamberlerini kendi topraklarından sürmekle tehdit etmişler ve kötülükte sınır tanımayan sapık kavim, en sonunda başlarına azap yağmakla helak olmuşlar. 

Tabi Lut Peygamber (a.s) söz konusu sapık kavmi yıllarca uyarmış, onlara hakikati tebliğ etmiş ama; Lut (a.s) ile alay edercesine, "beli ki sen ve seninle birlikte olanlar temizliği/aklakı savunuyorsunuz demekle; onu şehirden sürmekle tehdit etmişlerdir. 

Bu hadiselerin sonucunda, azgınlıklarına son vermeyen kavim, Allah tarafından görevlendirilen melekler vasıtasıyla üzerlerine taş yağdırılarak ve şehirlerinin (sodom/gomore) altı üstüne getirilerek helak edilmiştir. Kavmin helak olduğu yerin günümüzde Lut Gölü (Ölü Deniz) bölgesi olduğu kabul edilmektedir. (Fikriyat)

Ayet, onların hazin sonunu şöyle beyan etmektedir: Sizden önceki toplumların hayatında nice ilâhî kanunlar tatbik edilmiş ve bunların sonuçları yaşanmıştır. İsterseniz yeryüzünde şöyle bir gezip dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonu nasıl olmuş bir bakın. (Al-i İmran/137)

Böylece Allah onlara dünya hayatında alçaklığı ve perişanlığı tattırdı. Âhiret azabı ise daha da büyük, daha müthiştir. Keşke bilselerdi! (Zümer/26)

Evet, İnsanlık tarihi boyunca, toplumsal buhranların, yıkılışların, hukuksuz savaşların, işgal ve talan politikalarının sebep sonuç ilişkilerine baktığımızda; ahlaki kirliliğin, ahlaki yoksunluğun ve ahlaki yozlaşmanın ön planda olduğunu görüyoruz.

Ahlak ve erdem sahibi olmayan/olamayan toplumlar, tepeden inmeci darbe ve tahakkümlerle devasa imparatorluklar kurmuşlarsa da; tarihi süreçle birlikte yıkılıp dağılmışlardır. Büyük Roma imparatorluğunun, devasa arenalarda insanları aslanlara parçalatmalarını seyredip zevk almalarının; insanın fıtratıyla uyumlu olacak zerre kadar yönü var mıydı?. Sonra ne oldu? İnşa ettikleri taş yığınlarından başka, esameleri bile kalmadı.

Ahlaki kirliliğin egemen olduğu toplumlarda, insan birer canavara dönüşür. Kural kaide tanımaz, nefsinin/egosunun kuklası haline gelir. Şeytanın tasmalı zebunu olup, insanlık için büyük bir tehlike oluverir.

Bu realiteyi fert bazında düşündüğümüzde böyleyken; bir de ahlaki kirliliğin toplumsal yaşama nüfuz ettiğinin penceresinden baktığımızda; haya ve edebin, saygı ve sevginin, hak ve hukukun, sorumluluk bilincinin kalmadığı görülmektedir.

Adem Peygamber (a.s)'den Efendimiz Hz Muhammed (s.a.v)' kadar gönderilen tüm peygamberlerin (hepsine selam ve salât olsun); ortak mesajı, yaratılışın sahibi olan Allah'a iman edip, ve ahseni takvim (en güzel yaratılış şekli olan) fıtratına uyumlu yaşamalarını sağlamak içindi...

Özellikle yaşadığımız yirmi birinci yüzyıl, ahlaki kirliliğin ve ahlaki yozlaşmanın zirve yaptığına şahitlik ederken; tahakkümcü sistemlerin dayatmacı ve küfri yasalarından ötürü; erdem sahibi insanların dışlandıklarını, değişik isimlerle yaftalamdıklarını görüyor ve seyrediyoruz. Kendilerini dünyanın sahibi gören zalim ve Tağuti düzenler; insanları dizayn etmek adına; bin bir çeşit yöntemle toplumsal yaşama müdahale ediyorlar.

Allah'ın göndermiş olduğu yasalara rağmen, (Kitap+Sünnet) beşeri kanunları, dayatmalarla, gerekirse silah zoruyla insanlara kabul ettirmeye çalışan zalim düzenler; ahlaki kirliliğin önünü açmışlardır. Özellikle günümüz Türkiye'sine bakıldığında; lgp, gay, homoseksüel, feminist vb. oluşumların; toplumsal yaşamı ne kadar rezil ve rencide bir hale soktuklarını görmemek için kör olmak lazım.

Kim de benim kitabıma sırt döner ve beni anmaktan uzak durursa, şüphesiz dünyada onun için sıkıntılı, dar bir geçim vardır; kıyâmet günü de onu kör olarak diriltip huzurumuza getireceğiz. (Taha/124)

Sonunda kötülüklere batmış o toplulukların âkıbeti çok fenâ oldu. Çünkü Allah’ın âyetlerini yalanlıyor ve onlarla alay edip duruyorlardı. (Rum/10)

Allah'ın ayetleriyle alay edip, alkış çalanların vah haline.

Zalimler için yaşasın cehennem!

Ahlak abidesi olmaya namzet temiz yürekli insanlara selâm olsun.

Vesselam!

AHLAKİ KİRLİLİK

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.