İnsan bazı olumsuz şeyleri duyunca, okuyunca önce inanmak istemez. Yok artık dercesine, bu kadarı da olmaz yahu der... Sonra bakıyorsun ki, yazılanlar, paylaşılanlar, yapılanlar artısıyla eksisiyle doğruymuş... Azarbaycan'da yasaklanan baş örtüsü hadisesi gibi... Yeni bir gündem, yeni zulümler...
Tek millet iki devlet denilen Azerbaycan'da, ani bir kararla; okullarda baş örtüsüne yasak getirildiğini artık duymayan kalmadı sanırım. Yeni bir gündem, yeni bir zulüm ve tırmanan gerginlik. Gazze bir yanda yerle yeksan edilirken, Doğu Türkistan'da olup biten zulümler tırmanırken, Yemen'e karşı ittifaklar yapılırken, İsrail, ABD, batı bir-leş-irken; dükmeye basılır gibi aniden alınan bu kararla, baş örtülü hem kız öğrenciler, hemde hanım öğretmenlerın tabir caizse kapı dışarı edilmeleri de zulmün ayrı boyutunu sergilemektedir...
Halkının yüzde doksan beşi müslüman olan bir ülkede; Laikliğe aykırıdır gerekçesiyle yapılan bu dayatma, hem büyük bir talihsizliktir hem de Azarbaycan adına kara bir leke olarak; Aliyev'in günah galerisine kaydedilecektir! Kimsenin yanına kar kalmayan zulüm, Aliyev ve avanelerinin yanına da kalmayacaktır. Gün gelecek, Azerbaycan gerçek sahibiyle kucaklaşacaktır inşaAllah
Evet, sosyal medynın tüm mecralar bir kaç gündür; neredeyse Azarbaycan'da olup bitenlere odanlanmış durumda! İnsanlar birbirine şunu soruyorlar: Burası gerçekten Azarbaycan mı? Yoksa...?
Hani her vesileyle şu can Azarbaycan dediğimiz(!)
Bir zamanlar Ülkemizde de aynı zulümler işlenmiş ve binlerce kardeşimiz, sırf tesettürlü olduklarından dolayı, Universitelerin kapılarına dahi yaklaştırılmamışlardı.
Azerbaycan'a bakıyoruz, yapılan zulüm ve dayatılan zorbalığın o kadar benzerlik arz ettiği ortada. Bu zihniyet bizim (!) 28 Şubatçı kafaların yaptıkları zülum günlerini hatırlatıyor insana...
Peki, bu dayatmanın gerekçesi nedir can (!) Azarbaycan yönetiminin?
Okullarda baş örtüsü Laikliğe aykırıymış falan filan...! Bilmeyen de inanır bu yalan uydurmalarına. Laikliğin ana vatanı olan Fransa ve benzeri birçok ülkede Rahibe okullarında okuyan öğrencilerin tamamının örtülü olduklarından haberleri yok sanki?
Bu tezgah başka bir oyuna benzemiyor mu sizce? Hem söz konusu Müslümanlar olunca mı, mesele değişiyor ve hemen laiklik, demir-kırasi balyozları, anayasal ilkeler, mevzuat gibi bahaneler devreye sokuluyor?.
Rusya'dan ayrılıp bağımsızlıklarını ilan ettikleri 1990'lı yıllarda, Türkiyede yapılan mitinglere koşan ve Azarbaycan için şiir yazıp duygulanan biri olarak; şimdi Azarbaycan da olup bitenleri okuyup görünce; o kadar kendime kızıyorum ki anlatamam.
Hani merhum Kadir Mısıroğlu'nun o meşhur sözü aklıma gelmedi değil yani! Yunan gelseydi yapmazdı diye...
Gerçekten de öyle değil mi? Karabağ toprakları yirmi yıl Ermenistanın işgalindeydi. Karabağ kurtulduktan sonra
Aliyev ve eşi bir camiye gidip Kur'an-ı Kerim'i öpüp şükür (!) namazı kılmışlardı... Ya aynı adam, Cumhurbaşkanı seçildiğinde de Kur'an'a el basıp, bağlı kalacağıma yemin edirem dememiş miydi?
Allah kardeşlerimize yardım etsin. Kim olursa olsun, ister bizden olsun ister başkasından olsun; yeryüzündeki tüm zalimlerin bir gün sonları gelecektir!
Sabır eyle güzide ana kuzusu çocuklar...
Rabbim imhal eder ama asla ihmal etmez...
Şimdi konunun açıklık kazanması için, biraz da Avrupa'ya bakalım oralarda baş örtüsü ile alakalı durumlar nasılmış?
Avrupa'daki Katolik rahibe okullarında (katolik/manastır okulları) rahibelerin kendi geleneksel baş örtülerini takması kesinlikle yasak değildir; aksine bu örtü onların dini üniformasının resmi bir parçasıdır. (Buraya çok iyi dikkat edin. Onların dini üniformalarıdır, kaydı düşülmüş...)
Ancak bu okullarda eğitim gören Müslüman kız öğrencilerin başörtüsü takması konusu, ülkelere ve okulun statüsüne (özel veya devlet yardımı alan okul olup olmamasına) göre değişiklik göstermektedir: (Gördünüz mü, söz konusu müslümanlar olunca ikiyüzlülükleri hemen devreye giriyor. İşte, bir kesim de tam da burada onları memnun etmek adına, böyle bir zillet kisvesine bürünmekteler)
Rahibelerin Durumu: Rahibelerin manastır nizamı gereği taktıkları baş örtüsü (veyl), Hristiyanlıkta dini bir kıyafettir. (Dikkat edin dini bir kıyafetmiş. Müslümana gelince La-iklik-e aykırı) Avrupa'daki Katolik okulları kiliseye veya dini cemaatlere bağlı özel kurumlar olduğu için, bu okullarda görev yapan rahibeler kendi dini kıyafetlerini ve baş örtülerini serbestçe takarlar. (Ya işte böyle)
Müslüman Öğrencilerin Durumu (Ülkelere Göre):Fransa:
Fransa'da devlet okullarında dini sembol ve başörtüsü kullanımı Fransa kanunlarına göre tamamen yasaktır. Katolik okullarının büyük kısmı "devletle sözleşmeli özel okul" (sous contrat) statüsündedir. Bu okullar müfredatta devlete bağlıdır ancak kılık-kıyafet kurallarını (iç tüzüklerini) büyük oranda kendileri belirler. Birçoğu Müslüman öğrencilerin başörtüsüyle derse girmesine izin verirken, bazıları kendi iç tüzükleriyle bunu yasaklayabilir.
Avusturya:
Avusturya'da yürürlüğe giren yasal düzenlemeyle 14 yaş altındaki kız öğrencilerin hem devlet okullarında hem de özel okullarda başörtüsü takması yasaklanmıştır. Bu yasak, Katolik/rahibe okullarına giden 14 yaş altı Müslüman öğrencileri de bağlamaktadır.
Almanya ve
Diğer Ülkeler:
Almanya'da özel statüdeki Katolik okulları kendi kılık-kıyafet kurallarını koymakta serbesttir. Genellikle Katolik okulları, kendi dini kimliklerini korumak şartıyla dışarıdan gelen Müslüman öğrencilere karşı kapsayıcı davranabilmekte ve başörtüsüne izin verebilmektedir; ancak okul yönetiminin aksi yönde karar alma hakkı saklıdır. (AA.www.aa.com.tr) Not: Paragraf aralarına parantez içine aldığım cümleler bize aittir.
Peki, Gazze'de sistematik bir şekilde soykırım yaşanırken, Doğu Türkistan'da Çin zulmü devam ederken, Ameri-kan ve Batı Müslümanları birbirine düşürüp ümmeti parçalara bölerken; hiçbir şey yokmuş gibi seyirci kalmak, rahat uyumak vicdani ve insani midir?
Allah'ım bizi zalimlerden eyleme.