NASIL BİR DEVİR?

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir saniyesine bile hakim olamadığımız hükmedemediğimiz bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yok... (Merhum Muhsin Yazıcıoğlu)

"Korkacağın insan elbisesi kirli olan değil, düşüncesi kirli olandır..." Evet, bu iki özlü sözler; aslında fırıldakçılığın, yalakacılığın ve kurnazlığın anatomisini izah etmeye yeterdir. Ama biz yine de bu konuyu biraz açmaya gayret edelim...

Modernizm denilen düşünce felsefesinin; insanlığa armağanlarından biri de galiba fırıldaklıkçılıktır!... Bu bir cihetiyle de, Makyavelizm’in; modern çağların politika mesleğiyle uğraşanlara, nasihatidir (!) aynı zamanda.

İtalyan düşünür Makyavel, Hükümet isimli ünlü eserinde; toplumları idare edenlerin, yönetimde uzun süre kalmaları; bu gün söylediklerini yarın inkâr etmelerine bağlıdır, derken”aslında fırıldakçılığın ve dönekliğin yolunu göstermiştir… Bu coğrafyada, bunun birçok örneğine tanıklık etti insanlar...

 İstisnalar daima genelin dışında tutulduğunda; kaide budur! Hâlbuki insan olarak; toplumun hangi kademesinde yer alıyorlarsa alsınlar, ister sıradan bir vatandaş, ister siyasetçi; ister memur, ister köyün çobanı olsun; dürüstlük ve samimiyet, insana yakışan en erdemli davranıştır…

Fakat düşüncede fırıldak olanlar, yukarıda sayılan müspet davranış biçimlerinden yollarını ayırmakla; tercihlerini yaptıkları için, öylece tanımlanmışlardır… Rüzgarın akışına göre yön değiştirenler; aklın fukaraları, düşüncenin de fırıldaklarıdır, bu böyle biline!... 

Ortama göre şekillere bürünenler; sabit bir duruşu ve müstakim yolu bulunmayanlardır. Böyle olanlar, İddia ve ispatta; sınıfta kalanlardır. Düşüncede fırıldak olanların, fikirleri kısır; istikametleri bozuk, hedefleri meçhuldür…

 Onlar, kendi zanlarınca; bulundukları ortama göre şekil değiştirmekle; akıllıca bir iş yaptıklarını sanırlar! Hâlbuki savunduklarında, ne akıl vardır, ne de izan! Sadece kör bir kuyu, belirsiz bir yol ve cıvık bir mantık oyunu, hepsi o kadar! Düşünce fırıldakları; insanları kandırmayı meslek edinmeye kendilerini kaptırırken; aslında şeytana benliklerini kaptırdıklarından bihaberdirler.

Böyleleri, yol yürüdükleri yol arkadaşlarını; yarı yolda bırakabilecekleri gibi, gerektiğinde de bozuk paralar gibi harcarlar… Yaşadığımız çağda; (istisnalar daima bunun dışındadır) insanlar arası münasebetlerde; karşılıksız sevgi vedostluklarının azalıp, yerini menfaat ve çıkara bıraktığını görmekteyiz. 

Ah şu bizim (!) düşünce fırıldaklarımız yok mu? Bunlar, bir zamanlar yeşili savunan fanatiklerdi. Sonra sarı, sonra da bir sürü renk savunur hale geldiler! Anlayanlar anlar, bilenler bilirler ki; birçok kesimden, dava insanı olmakla tanınan o kadar insan kayboldu ki, fırıldaklık düşüncesinin kör kuyusunda, akıllara zarar… 

Düşünce fırıldaklarına göre; Müslümanların geri kalmasının başlıca nedeni; zamanında batıya ayak uyduramadıklarındandır? Tövbe tövbe, bre geri ve gezi zekâlılar; zaten özelde Müslümanlar genelde diğer insanlar; batıya benzemeye çalıştıkları günden bu güne, her şeylerini kaybettiler ve hala; ayağa kalkabilmiş değiller…

Birde bunların bir kısmı, dünün sağcısı, bu günün solcusu; yarının da şapocusu adayı oldular?… Kim bilir başka yarınlara dair daha neyi nasıl düşünmektedirler?… Fırıldaklığın sonu gelmez, insan istikameti bulamayınca… Irak halklarının, bundan yıllar önce; ABD’nin cani ve katil Conilerini ülkelerine davet ettiler ki, (o günlere yetişip de hatırlamayan yoktur sanırım) onları Saddam’ın zulmünden kurtarsınlar (!) diye! Sonucunu açıklamaya gerek var mı ki? 

Ha birde bunlar çok güzel nara atarlar, göbek bağlarıyla dışa bağımlı olan düşünce fırıldaklarının; “Vatan severlik türküleri söylediklerine bakıp da kanmayın, onları duyduğunuzda” bilin ki onlar mutlaka vatanın bir yerinde kargaşa ve huzursuzluk çıkarmanın hesap kitabını yapmaktadırlar…

 Çünkü, düşünce ve fikir fırıldaklarına göre; menfaatin geldiği her kapı mubahtır! Belki konu biraz mecrasının dışına çıktı lakin; düşünce ve fikirde fırıldaklığı meslek edinenlerden; menfilik adına ne varsa, hepsi bulunmaktadır! Ondan dolayı, bu yelpazeyi dar bir çerçevede değil de, geniş bir şekilde ele almak lazımdır diye düşünüyoruz!...

Sonuç itibariyle, yolda yürüdüklerini, yolda bulduklarıyla değişen ve yarı yolda bırakan kuru kalabalıklarla yürüneceğine; haktan sapmadan, istikamet sahibi tek bir kişiyle, hata olmadı tek başına yürümek en şerefli davranış biçimidir… 

Düşünce ve fikir cambazlığında, kurt olup da koyun kılığındaki fırıldaklardan çok çekti insanlarımız? Kaygan olan mevcut asrın zemininde; daha emin adımlarla yol yürüyüp istenilen hedefe varmak için, pirinçten beyaz taşların ayıklandığı gibi; yol arkadaşını ayıklamak, gelecek adına en sağlıklı harekettir! Vesselam.

NASIL BİR DEVİR?

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.