İnsan, neye inanıyorsa ona göre yaşamalıdır. Zira samimiyete dayanmayan her söylem ve eylem; kişiyi her türlü münasebetsizliğe götürür. İster Müslüman, ister gayri müslim olsun; her insanın kendi inancı gereği, inandığı değerleri koruması ve o değerler çerçevesinde yaşaması, onu kıymetli kılar.
Özellikle Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerin bu mühim ve İmani meselede en çok duyarlı, samimi ve kararlı olmaları gerekmektedir. Yaratan Rabbimizin, iman edenlerin nasıl yaşamaları ve hangi hal üzere ölmeleri gerektiğini şu evrensel ve cihanşümul mesajıyla bize bildiriyor:
Ey iman edenler! Allah'a karşı gereği gibi saygılı olun ve ancak Müslüman olarak can verin." (Al-i İmran:102)
Bu ayeti kerime, bir müslümanın yaşantısını ilgilendiren tüm alanları kapsayan bir mesaj vermekle beraber; Kadın/Erkek fark etmeksizin, her müslümanın nasıl ve ne şekilde yaşayacağını, hangi ortamlarda bulunup/bulunulmaması, haremlik/selamlık konusunu, helal ve haram olan ortamlara dikkat etmesini, kısaca dini inancını tehlikeye sokabilecek tutum/davranış ve eylem biçimlerini açıklayan evrensel ve cihanşümul ilahi bir yasadır, bir kanundur, ve aksi iddia edilemez bir hükümdür!
İslam toplumumda, kadının yeri beli, erkeğin yeri belidir. Erkeğin gittiği bazı yerlere kadının gidemeyeceği gibi; Kadının bulunduğu birçok ortamda erkekğin bulunması da yasaklanmıştır. İslam dinini, Allah ile kul arasına sıkıştırıp; ve dini bir vicdan meselesi olarak telakki eden modernistlerin ve feministlerin gözünde; bu gibi kuralların çağdışı olarak görüldüğü bilinmektedir. Yaşadığımız toplumda, her gün bu gibi konuları; kadının özgürlüğünü, kadın erkek eşitliğini savunma adı altında aile müessesesini tarumar eden oluşumların meydanlarda nara attıkları görülmektedir.
İşin garip tarafı, söz konusu oluşumlara; sözüm ona Müslümanlığı savunan (!) hatta başlarını örten (!) bir kitlenin; İslamın kadın ve erkeğe biçtiği insani, İslami ve fıtri konumunu kabul etmeyen gruha eşlik edip kendilerini harcatmalarıdır...
Kim olursa olsun, ister beyaz ister siyah, ister Türk ister Kürt, ister doğulu ister batılı; Müslüman olduğunu söyleyen herkesin, kayıtsız şartsız Allah'ın emir ve yasaklarına göre yaşamak zorunluluğu vardır...
Yoksa birazını İslam'dan, birazını Demokrasi'den, birazını ecnebiden alıp yaşam biçimi haline getirip ve bunu müslümanlık olarak servis etmesinin zerre kadar kıymeti harbiyesi yoktur. Özgürlük demişken, şu hakikati unutmamak lazım. Bakınız, kadını özgürleştirdiklerini iddia eden mikrakların; aslında kadını nasıl köleleştirdiğini. Kocasına bir çay ikram etmeyi kölelik; uçakta dört yüz hatta daha fazla insana hizmet etmeyi özgürlük diye kadına lanse eden zihniyetin; insani ve İslami hiçbir yanı yoktur.
Son dönemlerde, kısa sürede boşanmaların ivme kazanması; söz konusu zihniyetin ve beşeri anayasaların kasıtlı olarak; özellikle İslam toplumlarında aileyi bitirmek maksatlı geliştirilen bir projedir. Tehlike o kadar büyük ki, söz konusu koroya basiretsizce eşlik eden kadınların; artık koca, çocuk, yuva vb. diye bir düşünceleri kalmamaktadır. Hal böyle iken, bu zavallı kandırılmışların nerede kalır kiı; İslam'a göre yaşayıp, İslam'a göre ölmeleri???
Gerçek şu ki, Rabbimizin hükmü açık ve nettir: Başta verdiğimiz ayeti kerimenin hitabı umumi olup, muhatapları da iman edenlerdir...
Ey iman edenler! Allah'a karşı gereği gibi saygılı olun ve ancak Müslüman olarak can verin." (Al-i İmran:102) Müslüman ismi dışında bir isimle olan ölüm, kulun ebedi feşaketi olur. Yani, Sosyalist, Komünist, Kapitalist, Kemalist, Liberalist, Laik, Demokrat vs. Değil, sadece bir Muvahhid Müslüman olarak ölmemiz istenmektedir.
Bu emre rağmen; hala itikadi meseleler başta olmak üzere; helal ve haram hudutların riayet etmeden dini kendi kıt anlayışlarına göre yorumlayanlar; kendi inançlarının bahçıvanı, amellerinin de kasabı olurlar. Yani bir taraftan budama yaparken, diğer taraftan kesip biçerler. Şeytan yaptıkları yanlışlarını onlara süslü ve doğru olduğunu fısıldarken; bir ömür boyu doğru bildikleri/inandıkları yanlışları din diye kabul edip savunurlar. Modernisler vb. kitlelerin savundukları gibi...
Allah cümlemize müslümanca yaşayıp, müslümanca ölen Muvahhidlerden eylesin.