Reklam Alanı

MÜSLÜMANIN HAKSIZLIK KARŞISINDA TUTUMU NASIL OLMALIDIR?

Reklam Alanı
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Reklam Alanı
Muhbir-i sadık, ilim ve anlayış Rehberi Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz:“Haksızlık karşısında susanın dilsiz şeytan olduğunu, beyan buyurması;Ümmetine, şartlar ne olursa olsun, haksızlık ve zulüm karşısında asla suskunolmamalarını öğütlemek içindir.” “Zira, haksızlık ve zulmün egemen olduğutoplumlarda; insan onuru ayaklar altında çiğnenir, göbekleri ve enseleri şişikolan despotlar haklı! Görülüp, asıl hak sahibi olan haklıolanlar ise haksıztelaki edilmeye başlanır… Çünkü haksızlık ve zulmün tek bir yüzü vardır: O dazifiri karanlıktır, bu karanlık dünyada saltanat kuranların nezdinde; insanınşahsiyet ve onuruna yer yoktur… Evet,böyle karanlık adamların zulümle saltanatkurmak istedikleri toplumlarda; insan ve Müslüman kimliğinden ödün vermeyenherkesin; bunlara dik durup karşı hakkı savunmaları en elzem davranışbiçimidir. Hz. Ali (k.v) Efendimizin: “Haksızlık karşısında susarsanız, hakkınızlabirlikte şerefinizi de kaybedersiniz diye buyurması; ÖzellikleMüslümanların, haksızlık ve zulüm karşısında susmamaları gerektiği; aksi haldezillet dolu bir hayatın içine düşebileceklerinin kaçınılmaz olacağını bildirmekiçindir… Evet, Müslüman; tarafı ve safı beli olan kimsedir. Onun Tarafı; ALLAHve Resulü’nün tarafıdır… Tarafsızlık namussuzluktur, der bir mütefekkirimiz!Biraz açacak olursak şayet, kim olursa olsun, Müslim veya gayrı Müslim olsa da;şayet söz konusu gasp edilecek olan hakları ise;işte tam da burada,Adaletinkaim, zulmün yok olmasıiçin, safımızı belirlemek zorundayız… Çünküböyledavranmak, insan ve Müslüman olmamızın öncelikli olan gereklerindendir… Hani bir deyim vardır, bazıinsanlar sık sık söyler dururlar: “Efendim, ben tarafsızım veya ben bağısızım gibisöylemler; aslında hem doğru bir söylem, hem de İtikadi bir zafiyettir aynızamanda. Çünkü, Müslümanın; bağımlı olduğu yeri, tuttuğutarafı bellive aşikarolan tek mercidir ki; o da Hak’tır! Onlar, (Müslümanlar) hakka bağımlı olduklarıiçindir ki, haksızlığı kabul etmedikleri gibi haksızlık da etmezler!... Bununaksini iddia etmek, insan itikadına zarar verir… Şayet, hak ile haksızlığınçatıştığıyerde; Müslümanın, haksız olan en yakınım da olsa onun tarafını tutmam,haklının yanında dururum diyorsa; işte hakkın yanında, haksızlığın karşısındakionurlu duruş budur, bu olmalıdır! (zaten İslam’ın da bizden istediği de budur)!Mesele bu kadar açık ve nettir. Fakat,aksi söylense, mesela bu şeylerden; banane, kim ne yaparsa yapsın, ben kendi işime bakarım, kimse beni ilgilendirmez;ben bağımsız bir insanım kastı varsa, işte bu şeref ve onur yoksunluğundanbaşka bir şey değildir… Müslüman; zillete razı olmaz,zulme göz yummaz, yumamaz, haksızlık karşısında susmaz susamaz; başkalarınınsırtında geçinmez geçinemez, aldansa da aldatmaz aldatamaz; doğruluktanayrılmaz, yol arkadaşını satmaz, onun bunun malına göz dikmez… Evet, Müslüman;garip ve gurebanın, tüyü bitmemiş yetimin malına tecavüz söz konusu olduğunda;o, kollarını makas gibi açıp, durun beni tepmeden yapamazsınız diyen erdemlikişi ve kişilerdir. Çünkü Müslüman; sallabaşını al maaşını, kelliye felliyekarışma, sana ne şundan bundan diye dayatılan felsefeyi, ayaklarının altınagömen,İmanlı, onurlu ve haysiyetli insandır… Hani, bizimŞanlıurfa’mızda; şu bir arazi meselesi falan olmuştu!... Evet, işte o hazinearazilerini bazıları, bazıçevrelere peşkeş çekmesinler diye onların önüne takozkoyarak, engel olamaya çalıştığı, kirli elbiselerini pazara çıkarıp, yalanyanlış hesaplarını ve hayallerini alt üst ettiği için; gazetemizin genel yayınyönetmeni Mustafa Arısüt’ü mahkemeye vermişlerdi ya? Ha İşte Müslümanınimtihanı,bazen böyle,bazen de farklı şeylerle başlar… Bir yerde haksızlığınyapıldığını, birileri hak etmedikleri halde, devletin ve yetimin malına konmayaçalıştıkları görüldüğü zaman; Özellikle Müslümanolan kişi için iki seçenekvardır: “Ya durunbunu yapamazsınız deyip engel olmaya çalışıp, onurludavranmayı tercih edecek; ya da bana nehaydi yolunuza devam edinpasifliği tercih edip ayaklar altında kalacaktır!” Buiki seçenek, insanın imtihanı kazanmasının da, imtihanı kaybetmesinin debiricik sebebi ve kapısıdır…ALLAH’A, Resulü’ neve Kitaba bağlı olan Müslümanın;birinci şıkı tercih edip, haksızlığın önüne geçmesi lazımdır, çünkü onun tabiolduğu ilkeler bunu gerektirmektedir. Tabi, bu durumun bazı bedelleri olacaktırhaliyle. İkinci şık ise pasif ve pısırıkların tercihidir ki; orda ne insanlıkvar, ne de hakkaniyet!Sözün hülasası şudur: “Müslüman; safı ve tarafı güneş gibi parlak ve aşikarolan Hakkın tarafıdır!... Bunun dışında kalanların yeri ise, zaten sizcebilinmektedir!...
MÜSLÜMANIN HAKSIZLIK KARŞISINDA TUTUMU NASIL OLMALIDIR?
Reklam Alanı

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum