DOĞRU TARAFTA OLMAYAN BERTARAF OLUR?

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bazı kesimler tarafından, durmadan şu sorular gündemde tutulmaya çalışılmaktadır. 

Gazze'ye bu kadar yardım yapılıyor, Doğu Türkistan gündemden düşürülmüyor, Sudan, Eritre, Moro, Afganistan, Çeçenya falan diye diye, birileri kendilerini heder ediyorlar... Ama neden hiç söz konusu çevreler ya da kimseler, Suriye'deki olayları, Kuzey Irak'ta Türkiye'nin yaptığı operasyonları, şunları bunları neden hiç konuşmuyorlar diye kalem ve kelam ehli olan bazı insanları zan altında bırakmaya, ya da yıpratmaya çalışıyorlar. 

Geçenlerde bir arkadaşım bana şunları anlatmıştı: Bir vesileyle bulunduğumuz bir misafirlik esnasında; cemaatten biri bana aynen şöyle bir soru yöneleti. Dedi ki: siz Gazze'ye, Yemen'e, Afrika'ya bu kadar yardım ediyorsunuz, neden hiç Suriye'deki Kürtlere yardım etmiyorsunuz falan? 

Bende kendisine cevaben dedim ki; Peki madem bu kadar o insanları bir Kürt olarak önemsiyorsunuz, şimdiye kadar Suriye'ye hiç yardım gönderdin mi ya da yardım gönderenlere yardımcı oldun diye söylediğimde; kilitlenip kalmıştı... 

Ve devam ettim, dedim ki bak kardeşim biz hiç kimseyi ırkından, renginden, inancından dolayı ayırmadan Suriye'deki tüm mazlumlara da yardım gönderiyoruz, göndermeye de devam ediyoruz. Hatta bir kaç gün önce gönderdiğimizi de söylediğimde, bana sen gerçekten mi söylüyorsun diye şaşkın şaşkın bakmıştı? Evet dedim. 

Şimdi asıl mesela şudur: Bizim inancımıza göre; önemli olan insanların dini inancı, konuştuğu dili, ırkı, mezhebi, meşrebi veya cemaatti, milliyeti değildir. Bizim inancımız; zalim kim olursa olsun karşısında durmayı, mazlum kim olursa olsun yanında durmayı emreder. Dolaysıyla, bir insanın Kürt, Türk, Arap vs. ırklarına mensup olmaları; hiç birinin diğerinden üstün olduğu anlamına gelmediğinin bilinmesi gerek. 

Bu gibi meseleler, ırkçı bir yaklaşım düşüncesiyle değerlendirildiği zaman; insanların bir arada yaşama şansından bahsedilemez. Görüldüğü gibi, yaşadığımız çağda; ulus devletlerin bir kısmı birbirlerini yiyip bitirmek için var güçlerini kullanıyorlar. Bu gibi hadiseler, olaylar insanlık için; gelecek olan büyük felaketlerin ayak sesleridir... 

Şimdi asıl konumuza dönecek olursak:

Dünyanın neresinde ve kim olursa olsun, ezilen, horlanan ve zülme maruz kalan insanlar için; vicdanımız sızlıyor mu? 

Aç ve açıkta kalan insanlar için, yüreğimiz yanıyor mu? 

Üşüyenleri gördükçe, duydukça bizim de yüreğimiz üşüyor mu? 

Çaresiz ve kimsesiz, boynu bükük, yetimi öksüzü gördüğümüzde; biraz empati yapıp, onların sıkıntı ve acılarını içimizde hissediyor muyuz? 

Evi damlayan garibanın, şiddete maruz kalan mazlumun, hukuksuz bir şekilde hakları ellerinden alınan kimsesizlerin dramına sessiz kalmadan kalem ve kelamımızla savunuyor muyuz? 

Toprakları işgal, kaynakları talan edilmiş, ismetleri zalimler tarafından kirletilmiş olanlar için; canımız yanıyor mu, vicdanımız sızlıyor mu? Tüm bu sayılanlar karşısında, sessiz kalmadan bir şeylerin yapılması için gayret sarfedebiliyorsak; evet, önce insanız, sonra inanmışsak Müslümanız demektir. 

Peki, ya yukarıda bahsi geçen sıkıntıların hiç birini dert edinmeden, acı çekenlerin acısını yüreğinde hissetmediği halde; iş söze geldi mi, üst perdeden konuşup ahkam kesen birinin; Kürt, Türk, Arap veya başka bir ırka mensup olmasının değeri olabilir mi? Önemli olan, insanın üzerinde yaratılmış olduğu fıtratının gereğini yapmaktır önce... 

Fakir fukara için eli cebine gitmediği halde, dostlar meydanda görsün misali, bir şeyleri savunmanın zerre kadar kıymeti harbiyesi yoktur... Hiç bir ırkı, mezhebi, meşrebi ayırt etmeden; Üzülen için üzülyorsak, ağlayan için yüreğimiz yanıyorsa, mazlum için canımız acıyorsa; evet, doğru taraftayız demektir. 

Ama yok, şayet yanlı ve taraflı davranıyorsak, o zaman hangi Irka mensup olursak olalım, işin asıl gayesini anlamamışız demektir. Unutmayalım ki, doğru tarafta olmayanlar, bertaraf olmaya mahkumdurlar. 

Bir nefes olsa dahi, insan olabilmek için harcayanlara selam olsun. 

Kalın sağlıcakla efendim.

DOĞRU TARAFTA OLMAYAN BERTARAF OLUR?

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.